KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4107 E., 2010/10355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/141-2008/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Irak vatandaşı olduğunu, davalı şirketin diğer davalıyla birlikte ortağı bulunduğunu, başka ortağın yer almadığını, büyük pay sahibi müvekkilinin davalı gerçek kişinin taahhüt ettiği sermayeyi de ödediğini, anılan davalının kağıt üzerinde pay sahibi göründüğünü, davalı gerçek kişinin daha fazla pay istemesi sonrasında ihracat yapan diğer davalı şirketin 2005 yılından beri faaliyet göstermediğini, kar elde edemediğini, davalı gerçek kişinin müvekkilini tehdit ettiğini, kendisinin ve ailesinin tehdit altında olması nedeniyle hakkında iki defa suç duyurusunda bulunduğunu, ortaklar arasında huzursuzluk olduğunu, amacın gerçekleşmeyeceğini, çalışmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkilinin ticari çevresinin kullanıldığını, ayrıca emeğini koyduğunu, davacının şirketin paraların kendi hesabına geçirdiğini, tehdit edenin kendisi olduğunu, hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, şirketi hileli borçlandırarak icra takibine maruz bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin de son celsede şirketin feshini talep ettiği, tasfiye edilen şirketin öncelikle alacaklarını ödemesi gerektiğini açıkladığı, ortaklar arası husumet bulunduğu, tehdit gibi olayların gerçekleştiği, ortaklığı sürdürmelerinin mümkün olmadığı, güven ve iş yapma duygusunun ortadan kalktığı, haklı nedenin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Menaf Serin’in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4107, K. 2010/10355, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama