KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4158 E., 2010/10438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2008 tarih ve 2007/186 - 2008/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... markasının 01.11.1993 tarihinde tescil edildiğini, davalının “...” ibaresini tabela, kartvizit ve reklamlarında kullanarak tüketicide yanılgıya yol açtığını ileri sürerek, haksız rekabetin men’ini, davalı firma unvanındaki ... ibaresinin kayıtlı olduğu sicillerden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kumaş ticareti ile iştigal ettiğini, ... unvanını 1982 yılından beri kullandığını, farklı sınıflarda faaliyet gösterdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere dayanılarak, alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davalı kullanımının, davacıya ait marka hakkına tecavüz ettiği görüşü bildirilmiş ise de davacının markaya tecavüz ile ilgili talebinin bulunmadığı, davalının “...
Manifatura” işyeri unvanının 25.01.1982 tarihinde İnegöl Terziler ve İşçiler Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kaydedildiği, davacının ticaret unvanının 5.4.1993 tarihinde Bursa Ticaret Sicil Memurluğuna kaydedildiği, ”...” markasının 24 ve 25. sınıflarda 01.11.2003 tarihinden itibaren davacı adına tescil edildiği,
davalının esnaf odasına kayıt tarihinin, davacının ticaret odasına kayıt ve marka tescil belgesinden çok daha önce olduğu gibi davacının 24. ve 25.sınıflarda kumaş ve eşarp üretimi işi ile davalının ise 35.sınıfta kumaş satış işi ile iştigal ettiğinden “...” ibaresinin davalının unvanından silinmesine ilişkin isteğin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ve davalının bu kullanımı hukuken mevcut ve geçerli olan oda kaydına dayandığından haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4158, K. 2010/10438, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama