KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4194 E., 2010/10448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2003/432 - 2008/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'ın davalı bankanın Ankara İskitler Şubesi 139337 nolu mevduat hesabına 17.05.2002 tarihinde 22.975,35 YTL, 138314 nolu hesaba 20.05.2002 tarihinde 6.185,58 YTL olmak üzere toplam 29.160,93 YTL, müvekkili ...'ın ise aynı şubenin 139800 nolu mevduat hesabına 18.05.2002 tarihinde 6.564,67 YTL,261534 nolu hesabına ise 05.08.2002 tarihinde 7.410,91 YTL yatırarak hazine bonosu olmak üzere toplam 13.975,58 YTL yatırdığını, her iki müvekkilinin paralarını çekmeye gittiğinde banka çalışanı ...'ın paranın sisteme kaydedilmediğini, paraları 30.11.2002 günü ödeyeceği belirttiğini, bankanın kendilerine ödeme yapmadığını,
adı geçen banka çalışanı hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığını, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu, Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/44 esas sayılı dosyasında davalı banka hakkında alacak davası açtıklarını,dava devam ederken bankanın müvekkili ...'a 7.411,78 YTL, ...'a 13.668,54 YTL'nı 21.03.2003 tarihinde ödediğini, alınan bu miktarların bu dava konusu yapılmadığını, sadece yatırıldıkları tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar olan işlemiş faizlerin talep edildiğini ileri sürerek,müvekkili ... yönünden,
toplam alacakları 29.160,93 YTL'dan ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 15.492,38 YTL'na yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 13.668,54 YTL'na bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle, müvekkili ... yönünden, toplam alacakları 13.975,58 YTL'dan ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 6.563,79 YTL'na yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 7.411,78 YTL'na bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, davacı ... yönünden talebini 26.939,10 YTL'na,
davacı ... yönünden talebini 12.800,14 YTL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacılara ait hesap cüzdanları ve üzerinde yazılı hesap numaralarının banka kayıtlarında yer almadığını, davacılara ödeme yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, son bilirkişi raporunun ayrıntılı ve gerekçeli olması nedeniyle hükme esas alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece, davacıların ödenen kısma ilişkin faiz ve ödenmeyen kısma ilişkin tazminat istemleri hususunda, davacı ... yönünden, 12.800 YTL niteliğindeki asıl alacağın 6.563,79 YTL kısmına 27.06.2003 dava tarihinden, 5.597,43 YTL kısmına ıslah tarihi olan 03.07.2008 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden, 26.939,10 YTL asıl alacak niteliğindeki 15.492,39 YTL kısmına dava tarihi olan 27.06.2003 tarihinden,
11.036,99 YTL kısmına ıslah tarihi olan 03.07.2008 tarihinden itibaren davalı bankanın aynı türden hesaplara uyguladığı en yüksek cari faiz oranı olan yıllık % 42 faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacılar ile davalı banka arasında mevduat ilişkisi olduğu, bu ilişkinin davacıların paralarını talep ettikleri yazının bankaya ulaşdığı tarihi olan 02.12.2002 tarihi itibariyle sonlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacıların mevduat ilişkisi kesildikten sonraki dönem için temerrüt faizi talep edebilecekleri kabul edilmelidir.
Taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklandığı bir başka ifadeyle davanın mutlak ticari dava niteliği gözetilerek ve davacıların avans faizi talep etme hakları olduğu dikkate alınarak BK'nun 104/son maddesi hükmü de ihlal edilmemek kaydıyla yapılan açıklamalar uyarınca, temerrüt faiz hesabı konusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor veya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken,yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4194, K. 2010/10448, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama