KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4240 E., 2010/10430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.07.2008 tarih ve.2003/94-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada 06/06/2002 tarihinde açtırdığı 7.388 USD’lik 3 ay vadeli hesaptaki parayı banka ikinci müdürünün zimmetine geçirdiğini, davalı tarafından kendisine faizi ile birlikte 4.004,68 USD ödendiğini, ibranameye itirazi kayıt koyduğunu, ancak bakiye alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 3.388 USD’nin %12 faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vadeli hesabının 21/06/2002 tarihli nakit ödeme fişi ile kapatıldığını, aynı tarihte 4.000 USD’lik bir ay vadeli hesap açıldığını, banka çalışanının zimmet eylemi üzerine davacıya 4.004,68 USD ödendiğini, bankadan alacağının kalmadığını, %12 faiz talebinin de fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait 7.388 USD’nin davalı banka çalışanı tarafından zimmetine geçirildiği, 4.000 USD kısmının faiziyle ödendiğini, davacının banka çalışanına imzalı boş fiş vermesinin tek başına müterafik kusur olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle 3.388 USD’nin 06/09/2002 tarihinden itibaren %12’yi geçmeyecek şekilde dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davacıya ait hesap kartında, önce hesaba %2,5 oranında faiz uygulanacağı kayıtlandırılmış fakat bilahare üzeri çizilerek paraf edilmek suretiyle hesaba %12 oranında faiz uygulanacağı şerhi düşülmüştür.
Bankaların müşterilerine uygulayacağı faiz oranını Merkez Bankasına bildirmekle birlikte bazı özel hallerde hesaplara bu faiz oranının üzerinde faiz uygulayabilir ise de, bilirkişi raporunda hesabın açıldığı tarihte bankanın ve diğer bankaların bu tür hesaplara ortalama %3,87 oranında yabancı para faizi uyguladığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece hesap kartında imzası bulunan banka görevlisinin o tarihte bankaca ilan edilen faiz oranlarının üzerinde faiz verilmesi yolunda taahhütte bulunma yetkisi olup olmadığı araştırılıp, bu hususta yetkili değilse davalı bankanın o tarihte emsal hesaplara uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, yabancı paraya %12 faiz üzerinden hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi, paranın iadesinin talep tarihine kadar akdi mevduat faizine, bu tarihten sonra ise 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmetmek gerekirken,
anılan hususlar nazara alınamadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4240, K. 2010/10430, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama