KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4259 E., 2010/10973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.04.2008 tarih ve 2005/130-2008/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski başkanı ve üyesi olduğunu, inşaatları eksik teslim aldığını, bir an evvel tamamlanmaları için işçi ücretlerini kendi cebinden ödediğini, bunların kayıtlarda göründüğünü, tahsili için yapılan icra takibinin itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zararlandırıcı işlemler yaptığını, kasada para mevcutken kamu borçlarını zamanında ödemediğini, tek imzayla kooperatifi borçlandırdığını, kendi borçlarını dahi ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “gerçekten borç verme durumunun olup olmadığı, verilen borçların hangi mal ve hizmetin alımında kullanıldıklarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kooperatif defter ve kayıtlarının uzun süre davacı elinde bulunduğu, bunların istendiği gibi doldurulduğu, kapanış tastiklerinin bulunmadığı,
bu haliyle defter ve belgelerin incelenmesinin sağlıklı bir netice veremeyeceği, alacağın dayanağı olan 1998 yılına ait belgelere özellikle de gider makbuzu aslına ulaşılamadığı, bu konuda muhtelif dosyalarda inceleme yapıldığında gerçekten borç verme durumunun usulünce yazılı delillerle ispatlanamadığı, verildiği iddia edilen borcun kullanıldığı kalemler itibariyle yapılan değerlendirmede ise, gerek mükerrer kayıtlar, gerekse o günkü banka kayıtlarının müsait durumu ve gider makbuzlarının aslına ulaşılamaması gerçekleri karşısında davacının bu dosya yönünden harcama iddialarının usulünce ispatlanamadığı,
tüm bunların yanında davacının harcama yaptığını iddia ettiği dönemde davalı kooperatife borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4259, K. 2010/10973, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama