KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4293 E., 2010/10464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/211-2008/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’ün, müvekkili şirketin acentesi olup taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 31.01.2007 tarihinde müvekkili şirket tarafından yapılan fesih işlemi neticesinde sona erdiğini, davacı şirket kayıtları uyarınca, davalı ...’ün 16.407 TL ödenmemiş borcunun bulunduğunu, ayrıca davalıların, acentenin doğacak tüm borçlarını yazılı sözleşme ile garanti ettiklerini ileri sürerek, 16.407 TL'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı ... arasında düzenlenen acente sözleşmesi hükümleri uyarınca, davacı şirket kayıtlarının taraflar arasındaki ihtilaflarda tek delil olarak kabul edilerek münhasır delil sözleşmesi yapıldığı, bu doğrultuda yapılan inceleme sonunda, davacı şirket kayıtları itibari ile davalı ...’ün davacıya 16.254 TL borcunun bulunduğu ve geçerli olan garanti sözleşmesi gereğince diğer davalı ...’ün de bu borçtan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, 16.254,39 TL'nın temerrüt tarihi olan 15.05.2009'dan itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davacılar temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...’e 27.01.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nun 437/1 nci maddesindeki süre geçirildikten sonra 13.02.2009 tarihinde anılan davalı tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 4-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verilebileceğinden davalı ...’ün temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ...’ün temyiz itirazına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4293, K. 2010/10464, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama