KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4343 E., 2010/10718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2005/285 - 2008/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin deniz kenarında bulunan otel, otel bünyesinde bulunan kafeterya ve lokantanın işletmeciliğini yaptığını, kafeterya kısmında canlı müzik ve değişik müzik grupları ile program yapıldığını, otelde yapılan tadilat ve yenileme çalışmaları sırasında kafeterya düzeninin baştan aşağı değiştirildiğini, burada çalınan müziğin dışarıda bulunanları rahatsız etmemesi için yeni cihazlar alındığını, bu yenilik ve değişikliklerden sonra her akşam canlı müzik yapılması dolayısıyla otelin dolup taşmaya başladığını, davalının ise müvekkilinin oteline komşu pansiyon ve kafeteryanın işletmecisi olduğunu,
müvekkilinin yaptığı değişikliklerden sonra müşterileri artarken davalının müşterilerinde eksilme olduğunu, davalının müvekkili ile ticari olarak rekabet edemediğinden müvekkilinin işletmesini şikayet ederek bundan çıkar sağlamaya çalıştığını, haksız rekabete başladığını, müvekkilinin işyerinde çalınan müziği bahane ederek,
karakola şikayetlere başladığını, her şikayetten sonra polislerin gelip müvekkilinin işyeriinde ses düzeyi ölçümü yaptıklarını, davalının bu şikayetlerini neredeyse her gün yaptığını, her şikayet üzerine polis gelmesi denetim ve ölçümlerde bulunması nedeniyle otel, kafeterya ve lokanta müşterilerinin rahatsız olmaya başladığını, polis incelemesinden sonra müşterilerin "işyerinde yasal olmayan bir şeymi yapılıyor" endişesine kapılarak oteli ve kafeteryayı terk ettiklerini, polis denetimini duyanların işyerine gelmekten vazgeçtiğini, müşteri sayısının azaldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı şikayetlerde bulunduğunu,
yasal şikayet hakkını kötüye kullandığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespitini,önlenmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinin otel ve bar, müvekkilinin işyerinin ise pansiyon ve kafeterya olduğunu, işyerlerinin hitap ettiği müşteri kesiminin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan farklı olduğunu, dolayısıyla tarafların birbirleriyle rekabet koşulunun olmadığını, gerek müvekkilinin, gerekse onun müşterilerinin davacının işyerindeki mevzuata aykırı çıkan aşırı gürültüden rahatsız olarak şikayet hakkını kullandıklarını, bu nedenle polis tarafından tutanak tutulduğunu, belediyece ceza verildiğini, davacının işlettiği barda sürekli olarak bateri, bas gitar, elektronik gitar, org ve elektronik saz kullanıldığını,
özellikle yazın kapalı tutulması gerekirken kapının açılarak tüm gürültünün çevreye yayıldığını, bundan da özellikle sessizliği ve sakinliği tercih eden pansiyon müşterilerinin etkilendiğini, barın ses yalıtımının da mevzuata uygun olmadığını, davacının işlettiği bardaki canlı müziği saat 24.00’de sona erdirmesi gerekirken bazen gece 02.00-03.00’lara kadar sürdüğünü, şikayetin haklı olduğunun belediye tarafından verilen ceza ile ortaya çıktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının işlettiği barda yapılan kontroller sırasında çeşitli tarihlerde barın gürültü monitör cihazının kapalı olduğu, saat 03.00'da müşteri kabul edip canlı müzik yaptığı ,bu nedenle davacıya idari para cezası kesildiği, dışarı müzik sesi geldiğine ilişkin polis memurlarınca tutanak tutulduğu,komşu pansiyonun sahibi olan davalının ve onun pansiyonunda kalan müşterilerinin davacıyı şikayet etmelerinin yasalarca kendilerine tanınmış bir hak olduğu, bunun davacı yönünden haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4343, K. 2010/10718, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama