KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4346 E., 2010/10599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/476-2008/619 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, avukat olan müvekkilinin Gaziantep Otogarında işletmeci olan davalıdan Patnos'a gitmek amacıyla bilet aldığını, bindiği otobüsün davacıyı Erciş'te indirdiğini, 30 dakika kadar terminalde bekledikten sonra Patnos'a ulaşabildiğini, varma yerine geç ulaşması nedeniyle haciz ve duruşmalara yetişemediğini ileri sürerek, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının kötüniyetli olarak hareket ettiğini ispata yarar delil olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda dava 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayalı olarak açılmış ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak anılan Kanun hükümleri uyarınca dava sonuçlandırılmıştır.
Oysaki taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup, anılan Kanun’un 4 ncü maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın anılan Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili davada görevli mahkeme dava olunan şeyin miktar veya değerine göre sulh veya asliye hukuk (ticaret) mahkemeleridir.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın açıklanan niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmemesine rağmen yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görülmesi, Tüketicinin Korunması Kanunu hükümlerinin uygulanması doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4346, K. 2010/10599, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama