KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4394 E., 2010/10769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.01.2008 tarih ve 2005/121-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, bu şirketin yasal süre içerisinde sermaye artırımı yapmaması nedeniyle 559 sayılı KHK.nin geçici 2. maddesi gereği münfesih durumda bulunduğunu, 1991 yılından bu yana genel kurul yapılmadığını, %45 paya sahip diğer davalı ...'ın yönetiminde olduğunu, 1994 yılından beri kar payı dağıtmadığını, etkinliklerinin çoğunu dava dışı ...Ltd. Şti. üzerinden devam ettirdiğini, kanunen tasfiye memuru sayılan yönetimin süresinin dolduğunu iddia ederek, TTK. 434, 441, 212/2 ve ilgili maddeleri uyarınca münfesih olduğunun tespitine, yeni tasfiye memuru atanmasına, 1994 yılından beri dağıtılmayan kar paylarını kapsayacak şekilde tasfiyesinin gerçekleştirilmesine karar erilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davacılar ile müvekkilinin ortaklığının 1994 yılına kadar devam ettiğini, yönetim kurulu üyesi olan davacı ...'ın kendi ve diğer davacıların hisselerini müvekkiline devrettiklerini, dava açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, iddia ve savunma ile tüm delilleri değerlendirerek, şirketin münfesih durumda olduğunun tespitine yönelik olarak şirket tüzel kişiliği aleyhine dava açılacağından davalılardan ...'ın şirket ortağı olması nedeniyle davacıların davalılardan ... aleyhine açmış olduğu davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden açılan davada ise, tarafların şirkete ait kayıt, belge, defterleri dosyaya ibraz etmemeleri ve söz konusu kayıt ve belgelerin kendilerinde olmadığını bildirmeleri nedeniyle gerekli bilirkişi incelemesi yapılamaması ve davacıların davalarını ispatlayamaması nedeniyle davacıların davalılardan ... Elektrik Tic.A.Ş. yönünden açtığı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar vermiştir.
Davacılar vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- Davacılar vekilinin davalı ...’a yönelik olarak açılan davanın husumetten reddi kararı usul ve yasaya uygun olmakla, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacılar vekilinin diğer temyiz talebine ilişkin olarak, anonim şirketler yasal olarak zorunlu sermaye artırımı yapmadıkları takdirde münfesih duruma düşerler. Ortaklar, şirketin münfesih duruma düştüğünün tespitini talep edebilirler. Ancak bu davalarda ortakların davalı sıfatı bulunmamaktadır. Nitekim mahkemece, bozma öncesi verilen kararda, “Davaya konu edilen şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak müşavir ...’ın atanmasına” karar verildiği, Dairemizce kararın bu yönüne ilişkin bozma yapılmadığı ve kararın bu kısım itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı şirket hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek gerekirken mahkemece, davalılardan ... elektrik Tic.A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4394, K. 2010/10769, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama