KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4504 E., 2010/10702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2008 tarih ve 2008/271 - 2008/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve tevzii faaliyetinde bulunduğunu, davalının bayii olmadığı halde müvekkiline ait tüpleri piyasadan toplayıp sattığını, bunun müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle müvekkilinin kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ini, ayrıca 3.134,13 YTL maddi ve 6.500 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait depoda bulunan tüplerin ticari amaçla elde bulundurulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıya ait işyerinde yapılan aramada davacıya ait toplam 121 adet tüpün bulunduğu, davalının davacının bayisi olmadığı halde bu tüpleri elinde bulundurmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, aynı zamanda davacının maddi ve manevi zararına neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile men’ine, 1.350,82 YTL maddi ve 1.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4504, K. 2010/10702, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama