KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4597 E., 2010/11403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2008 tarih ve 2008/1083-2008/2226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin çıkardığı 100 TL nominal değerli 2215 numaralı hisse senedinin kendisine ait olduğunun ve 233 sayılı KHK’ye göre geçerliliğini kaybetmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ortaklığın sermayesinin tamamının devlete ait bir kamu iktisadi kuruluşuna dönüştürüldüğünü, böylece davacı gibi 100 TL değerinde hisse senedi maliklerinin hissedarlık sıfatının ortadan kalktığını, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığını, ayrıca özelleştirme kapsamına alınan müvekkilinin sermayesinin tamamının Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devri nedeniyle müvekkilinin pasif husumetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının yasal değişikliklerden önceki sermayeyi temsil eden hisse senedinin davalının hali hazırdaki sermayesini temsil etmediği, yasal değişikliklerden sonra davalı kurumun sermayesi ve ortaklık yapısının değiştirildiği, davacının sahibi olduğu 100 TL nominal değerli hisse senedine dayanarak ortaklığının tespitini istemesi mümkün olmadığı, ancak anılan hisse senedi yapılan yasal değişiklikler sonucu kimin payını oluşturmuşsa ya da anılan hisselerden kim yarar sağlamışsa ona karşı tazminat isteminde bulunması mümkün olup bu davada da tazminat istenmediği gerekçesiyle tespit istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4597, K. 2010/11403, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama