KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4617 E., 2010/10848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/517 - 2008/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, ortaklıktan ihraç edildiğini haricen öğrendiğini, ihtarnameler ile ihraç kararının ilanen tebliğ edildiğinin bildirildiğini, bu işlemlerin usulsüz olduğunu, gerçek adresine tebligatlar yapılmadığı gibi ilanen tebligat kurallarına uyulmadığını, müvekkilinin borcunun da bulunmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın üç aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortaklığı dava dışı limitet şirketten devir aldığı, toplantıya katılıp katılmadığının davalı yönetim kurulunun 26.07.2007 günlü kararı ile belirlenemediği, adres değişikliğinin de tebliğ edildiğinin tespit edilmediği, ikinci ihtarın yasal şartları taşımadığı, davacı adresi yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan ilanen ihtarların tebliğ edildiği, yine ihraç kararının aynı şekilde ilanın yapıldığı, ilanın davalı merkezinde asıldığına dair askı tutanağı bulunmadığı, ihraç kararının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4617, K. 2010/10848, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama