KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/463 E., 2010/9754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2007 tarih ve 2002/827-2007/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ...
Elek.San.Ltd.Şti. vekili avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen TPE vekili duruşmaya gelmediği, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmakla duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elektrik-elektronik alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ürettiği ürünlerden birinin de apartman iletişim cihazı olduğunu, davalı şirketin 2002 02411 tescil nolu tasarım belgesine dayanarak müvekkili aleyhine ceza davası açtığını, müvekkilinin imalatını yaptığı ürünlerin kendi tasarımı olduğunu, davalının tasarım tesciline konu ürünlerin daha önce kullanıldığını, yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, davacının 2002 02411 nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tasarım tescilinin usulüne uygun yapıldığını, tasarım hükümsüzlüğü davasının tasarım belgesi sahibine karşı açılabileceğini, müvekkiline husumet düşmediğini, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusu ile tescilin ilan edildiğini ve süresinde herhangi bir itirazın bulunmadığını, müvekkilinin elektronik telefon santralleri, apartman konuşma sistemleri, arayan numarayı gösteren telefonlar ve güvenlik sistemleri konusunda yurt çapında tanınan bir firma olduğunu, müvekkilinin tasarım tesciline konu ürünleri üreterek piyasaya sürdüğünü, davacının müvekkilinin bu ürünlerinin birebir aynısını üreterek piyasaya sürdüğünü, bundan dolayı Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının çoklu zil paneli, kapı paneli tasarımlarından 1 nolu tasarımın hemen hemen aynısının İspanyol ...firmasına ait kataloğun 40, 41, 42. sayfalarında küçük ayrıntılarla görüldüğü, benzerinin ise 50, 51, 96, 112. sayfalarında.
2 ve 3 nolu tasarımın benzerlerinin ise aynı kataloğun 32, 35, 40, 41, 42, 46, 47, 48 ve devamındaki sayfalarda yer almakta olduğu, 4 nolu tasarımın ise, kullanım sırasında içerde kalıp, nihai tüketici tarafından görülmediğinden zaten tasarım hakları kapsamında korunmasının da mümkün olmadığı, zira tasarımla ürün görünümü korunduğundan kullanım sırasında nihai tüketici tarafından görünmeyen tasarımların tescil edilemeyeceği, yine 5 ve 6 nolu tasarımların yukarıda belirtilen kataloğun 32, 33, 112 ve 113. sayfalarında benzerlerinin bulunduğu,
bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere farklılıklar genel, görsel benzerliği etkilemeyen önemsiz ayrıntılardan ibaret olduğundan ve tasarımların benzerleri, tasarım tescil tarihinden önce kamuya sunulduğundan yeni ve ayırd edici olmadığı, tescilli tasarımın hükümsüzlüğü davası tescil malikine karşı açılması gerektiğinden, TPE’ye husumet düşmediği gerekçesiyle, TPE hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2002 02411 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/463, K. 2010/9754, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama