KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4775 E., 2011/3656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2008/254-2009/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren tanınmışlık vasfını haiz “HALK” ibareli 50’nin üzerinde tescilli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tanınmış sözkonusu markaları ile iltibas ve tecavüz oluşturan, tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyecek 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren “Efe Dikmen Halk Market”,“Egeli Halk Market”,
“Zeybeğim Halk Market” ve “HLKMRKT” ibareli marka tescil başvurularına müvekkili tarafından yapılan itirazların davalı Kurum tarafından “başvuru konusu işaretler ile itiraza mesnet markanın iltibas yaratabilecek derecede benzer bulunmadığı ve kötü niyet taşımadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, tesis edilen bu kararların mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda davalı Kurum tarafından alınmış bulunan YİDK kararlarının iptali ile davalı şirkete ait marka tescil başvurularının kesinleşmiş olması halinde sözkonusu markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili tarafından alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1975 yılından bu yana “Halk Market” adı altında özellikle gıda alanında önce şahıs, sonra da şirket olarak faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketin “Halkmarket” ibareli markasının tescilinin davacının korunmasını istediği markaların tescilinden önce olduğunu, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait başvuruların konusu olan işaretlerin iltibas yaratmayacağını, davalı Kurum’un red gerekçelerinin tamamen yerinde olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren tanınmışlık vasfını haiz “HALK” ibareli tescilli markanın sahibi olduğu, davalı şirket ortaklarının 1975 ve devamı yıllardan bu yana Aydın ilinde “Halk Market” altında kendisine ait işletmede gıda ürünlerinin perakende satışı ile ilgili ticarî faaliyette bulunduğu, 1995 yılında şahıs işletmesinin şirket hâline dönüştürüldüğü,
“Halk Market” ibareli 35/8. sınıftaki “müşterilerin malları görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini” içeren 09.10.2000/21504 sayılı markasının TPE nezdinde tescilli bulunduğu ve davalının 04.07.2006 tarihinde “HLKMRKT”, “ZEYBEĞİM HALK MARKET”, “EGELİ HALK MARKET” ve “EFE DİKMEN HALK MARKET” ibareli marka tescil başvurularında bulunduğu, sözkonusu işaretlerin “HALK” ibareli, tescilde öncelik hakkına sahip, davacıya ait markalar ile görsel, anlamsal, esas unsur ve sesçil manada benzer mahiyette bulunduğu,
davalının 1995 yılında şahıs işletmesinden şirket hâline dönüştürülmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, zira anasözleşmesi incelendiğinde davalının iştigal mevzuunun marka tescil başvurularının konusu olan 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içermediği, yani “HALK MARKET” ibaresinin bu ürünlerle ilgili ticaret markası olarak kullanımını
içermediği, davalının 29, 30 ve 32. sınıf ürünler için “ZEYBEĞİM HALK MARKET, EGELİ HALK MARKET ve EFE DİKMEN HALK MARKET” ibarelerini marka olarak tescil ettirmesinin redde mesnet marka sahibi davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan davalının haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, bu şekildeki eylemin ise haksız rekabet yaratacağı gibi başvuru kapsamında bulunan 29,
30 ve 32. sınıftaki ürünler için 556 sayılı KHK’nin 8/b maddesi uyarınca davacıya davalı şirketin davaya konu marka tescil başvurularının tesciline itiraz etme ve tescil gerçekleşirse hükümsüzlüğünü talep etme hakkını vereceği, bu nedenle TPE’ nin davacı itirazlarının reddine dair kararının hukuka uygun bulunmadığı, davalının redde mesnet markayı terkin ettirmeden veya anılan marka hükmünü yitirmeden kendi markalarının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı,
bu nedenle başvuru konusu işaretin AYDIN ve çevresinde uzun yıllardır kullanılmakla bilinir ve ayırt edicilik kazanan bir marka olduğuna yönelik savunmaya itibar edilemeyeceği, kaldı ki davalının kullanımının yukarıda da beyan edildiği üzere anılan işaretin işletme adı biçiminde olduğu gibi öncelik hakkının aşılabilmesine olanak sağlayan ayırt ediciliğin tüm Türkiye’ de edinilmesi gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4775, K. 2011/3656, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama