İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/4811 K.2010/282

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/309 - 2009/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010…

Esas2009/4811Karar2010/282Tarih14 Ocak 2010Okuma4 dk · 876 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/4811 E., 2010/282 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Birleşen dava
ANKARA 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

876 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/309 - 2009/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı asil ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Levent Şubesi’ne başvurarak 22.12.1993 Tarihli kasa tahsil fişi ile 1 yıl vadeli hazine bonosu aldığını, tahsil fişinde vade sonu itibarıyla 15.719.000.000.-TL nominal değer öngörüldüğünü, alım tarihinde hazine bonosunun bastırılmamış olması nedeniyle fiziki teslimin yapılmadığını, daha sonra davalı bankaya çekilen faks ile bonoların gecelik faizde değerlendirilmek üzere transferinin istenmesine rağmen bu istemin gereğinin yerine getirilmediğini ve oradan 5 ay geçtikten sonra faksın içeriğinin anlaşılamadığının bildirildiğini,

davalı bankanın davacı talimatına uygun davranmış olsaydı 01.02.1994 tarihiden itibaren hazine bonolarını ikinci piyasada değerlendirip Haziran 1994’e kadar gecelik faizde, daha sonra da süper bono ve Fon 4’de değerlendirileceğini ve bu şekilde herhangi bir zarara uğramayacağını, ancak davalı bankanın kusuru nedeniyle vade tarihinde ihtirazi kayıt ile yatırılan paranın tahsil edildiğini ileri sürerek,

fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak şimdilik 101.000.000.-TL’nın, ıslah ile de 280.000.000.000.-TL zararın 21.12.1994 tarihinden itibaren reeskont oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, Dairemizin bozma kararından sonra 15.02.2008 tarihinde açılan birleşen davada ise, 279.900 YTL’nın 01.02.1994 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin aracı olarak Hazine’ce çıkarılan devlet tahvili ve Hazine Bonosu bedellerini yatırımcıdan tahsil edip Hazine’ye intikal ettirdiğini, Hazine’nin, Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili basımı yapmaması nedeniyle davacıya fiziki teslim yapılamadığını, bankanın aracı kurum olarak anılan yatırım araçlarını geri alma taahhüdü olmadığını, davacının diğer yatırım araçları getirisinden yararlanamamasından davalı bankanın kusurunun bulunmadığını, davaya konu işlemin 01.02.1994 tarihi olup, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

Mahkeme davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 19.10.2006 gün ve 2005/13305 Esas, 2006/10561 Karar sayılı ve 20.04.2007 gün ve 2007/3203-6467 sayılı kararları ile bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararlarına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir mevduat sözleşmesi bulunduğu, davalı bankanın müşterisinin 01.02.1994 tarihli faks talimatına uygun davranmayarak zararına neden olup, sorumluluğu çerçevesinde davacı zararını tazmin yükümlülüğü bulunduğu, 21.12.1994 tarihinde oluşan zararın sözleşmeye aykırılığa dayandığı, alına bilirkişi raporuna göre davacı zararının 101.00 YTL’dan fazla olacağı, asıl davada davacı tarafın ıslah talebinin kabul görmemesi üzerine 15.02.2008 tarihinde birleşen davanın açıldığı, davalı banka tarafından süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu,

davacı zararının 21.12.1994 tarihinde gerçekleştiğinin 20.04.2007 tarihli bozma kararında tespit edildiği, asıl davadaki ıslah talebinin ilk kararın 02.03.2000 tarihli ilk bozma kararından sonra 10.09.2001 tarihinde yapıldığı, sonraki bozmada HUMK’nun 84.maddesine atıfta bulunularak ıslah edilen miktar üzerinden hüküm kurulamayacağına işaret edildiği ve bu bozma kararına 20.09.2007 tarihinde uyulduğu, artık davacının ıslah talebinde bulunamayacağı hususunun kesinleştiği, davacının bu tarihten itibaren BK’nun 137.maddesi uyarınca zamanaşımı def’ine karşı 60 günlük süreden yararlanma hakkı doğduğu,

ancak birleşen davanın bu süre aşılarak 15.02.2008 tarihinde açıldığı, 21.12.1994 tarihine göre de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 101.00 YTL’nın 21.12.1994 tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekili, işbu dava dosyası ile birleştirilen davada 279.900 YTL’nın 01.02.1994 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere, davacı zararının doğduğu tarih 21.12.1994 olup, 15.02.2008 tarihinde açılan birleşen davada davalı taraf zamanaşımı def’inde bulunmuştur.

Davacı tarafından açılan asıl davada davanın reddine dair verilen 03.06.1999 tarihli karar, Dairemizin 02.03.2000 tarih, 2000/8020-1731 sayılı kararı ile davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 10.09.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak, 280.000.000.000.-TL’na çıkarmıştır. Mahkemece 09.06.2005 tarih, 2005/149-344 sayılı karar ile, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar da gözetilerek 12.000.000.000.-TL’nın tahsiline karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2006 gün ve 2005/13305 Esas, 2006/10561 Karar sayılı kararı ile, “Bozma kararından sonra ıslah olamayacağı” gerekçesi ile mahkemenin kararının bozulmasından sonra davacı vekili bu kez 15.02.2008 tarihli dilekçe ile birleşen davayı açmıştır.

Mahkemece, birleşen davanın BK’nun 137.maddesinde yazılı 60 günlük sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

Ancak, BK’nun 137.maddesindeki 60 günlük munzam süre, “davanın yetkili mahkemede açılmaması veya tamiri mümkün ve şekle ilişkin noksanlık olması yada davanın vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmesi” halinde uygulanacak olup, “bozma kararından sonra ıslah yolu ile müddeabihin artırılmasının mümkün olmaması” nedeniyle davanın reddi halinde açılacak ek davada BK’nun 137.maddesinde yazılı 60 günlük munzam sürenin uygulanması mümkün değildir.

Davacı zararının gerçekleştiği 21.12.1994 tarihinden birleşen davanın açıldığı 15.02.2008 tarihine kadar BK’nun 125.maddesinde yazılı 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği dikkate alındığında, birleşen davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4811, K. 2010/282, 14 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4811
Karar No
2010/282
Tarih
14 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/4811 K.2010/546
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/4813 K.2010/1934
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/4814 K.2010/385
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/4820 K.2010/382
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/4831 K.2010/386
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/4857 K.2010/385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.