KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4816 E., 2010/10711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2004/320 - 2008/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalıya ait araç ile yurt içi taşınması sırasında hasarlandığını, sigortalıya müvekkilince 3.993.644.068.- TL ödendiğini, sigortalının haklarına halef olarak bu davanın açıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete ait aracın Gürün-Kayseri istikametinde seyri esnasında kar ve tipi nedeni ile yan yattığını, araçta hasar meydana geldiğini, ancak taşınan kereste malzemesinin kasadan yere dahi düşmediğini, tam ve sağlam şekilde alıcıya ulaştırıldığını, taşınan malın gönderilen tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin taşıma ücreti ödenmek suretiyla teslim alındığını, taşınan malı kayıtsız şartsız kabul eden gönderilenin taşıyıcı şirket aleyhine dava açma hakkının düştüğünü, dolayısıyla onun halefi durumundaki sigorta şirketinin de dava hakkının düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirket tarafından sigortalanan emtianın gönderilen tarafından ihtirazi bir kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiğinin sabit olduğu, TTK'nun 788. maddesi gereğince gönderilenin taşıyana karşı dava ve tazminat talep etme hakkının düştüğü, dolayısıyla davacı-sigortacının da davalıdan rücûan tazminat talep edebilme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle TTK'nun 788. madde hükmü uyarınca, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, trafik kaza tesbit tutanağı, ekspertiz raporu ve fotoğraflar ile kazanın ve hasarın varlığı dosya kapsamıyla sabit olup, mallar hasarlı olarak gönderilene teslim edilmiş, bu bağlamda hasarın tesbiti ve bunun bildirimi de gerçekleşmiştir. Somut olayda, eşyanın kayıtsız, şartsız kabulü değil, hasarlı olarak teslimi söz konusudur. Nitekim teslim, eşyanın mevcut hali ile somut olayda olduğu gibi hasarlı hali ile alınmasıdır.
Kabul ise, çekince ileri sürülmeksizin varış yerinde ve sözleşmeyi sona erdirecek şekilde gönderilen tarafından eşyanın alınması ile gerçekleşir. TTK'nun 788. madde hükmünde, eşyanın kayıtsız şartsız kabulünden söz edilmiş olup, esasen taşımayı yapan aracın devrildiğine ilişkin kaza tespit tutanağının varlığı karşısında artık ihtirazi kaydın bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davacının TTK'nun 788. madddesi uyarınca ilke olarak dava hakkının düştüğüne kabule olanak bulunmadığı halde mahkemece isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4816, K. 2010/10711, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama