KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4872 E., 2010/11010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2005/457-2008/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işlettiği metroya Sağmalcılar İstasyonu’ndan binip seyir esnasında başı dönmeye başlayınca Kartaltepe istasyonunda ağır hareketlerle metrodan indiğini, müvekkili iner inmez henüz sarı çizgiyi geçmeden metronun kapıları kapatılarak hareket etmesi üzerine metroyla rayların arasına düşerek sol ayağının koptuğunu, davalı çalışanının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davalı işletmenin çağdaş taşıma güvenliği önlemelerini almadığını, davalı çalışanının yolcuların güvenli şekilde inip binmelerini kontrol etmediğini, tren ile peron arasına yolcuların düşebileceği aralıkların bırakılması nedeniyle davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.700,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili çalışanı ...’nun yönetimindeki metro aracı ile Kartaltepe Metro İstasyonu’nda durduğu, yolcular inip bindikten sonra aynaları kontrol edip sarı çizgi içinde yolcu bulunmadığını görünce zil sesiyle kalkış uyarısı yaptığını, peronun baş kısmındaki trafik sinyalini de kontrol ettikten sonra tekrar sarı çizgiyi kontrol edip hareket ettiğini, araç hareket ettiği sırada sırı çizgi dışında duran davacının başı dönerek iki metro vagonu arasına düştüğünü, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, uzman bilirkişiden alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 06.06.2006 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davacının ve makinist ...’nun ceza soruşturmasındaki ifadelerine yer verilerek, olay hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bu rapora karşı ciddi itirazlarını içeren dilekçesi üzerine İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı kürsülerinde görevli öğretim görevlilerince hazırlanan heyet raporunda davacının %80, davalı işletmenin %20 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Bu kez davalı vekilinin itirazı üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan rapor alınmıştır. Bu raporda dosyadaki belge ve bilgiler ile önceki raporlar ayrıntılı şekilde irdelenmeden, raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırıcı, gerekçeli, itirazları karşılayan açıklamalar yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir.
Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen Eyüp C.Başsavcılığı’nın 2005/17913 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise işleten ve makinist ...’nun tali kusurlu olduğu, davacının da yine kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, ceza soruşturmasının sonucu da araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, ceza soruşturma dosyası celp edilip, aralarında metro vb raylı sistemler konusunda uzmanların da bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak önceki raporları irdeleyen, çelişkileri gideren, denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4872, K. 2010/11010, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama