KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4931 E., 2011/4039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2007/230 - 2008/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olup, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin müştereken maliki oldukları taşınmazlar üzerinde konut inşası için müvekkilleri ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmelere göre müvekkillerinin maliki oldukları taşınmazı kooperatife devretmeleri karşılığında kooperatifin de müvekkillerinin her birine birer adet sözleşmelerde belirtilen vasıflarda anahtar teslimi daire vermesinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin sözleşmeler ile üstlendikleri edimleri yerine getirmelerine karşın davalının sözleşmelerde kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini,
müvekkillerinin kira alacaklarının tahsiline ilişkin olarak yaptıkları takibin kesinleştiğini, ancak davalı kooperatifin bu ihtilaflar nedeniyle müvekkillerini kooperatif ortaklığından çıkarma yoluna gittiğini, müvekkillerinin aidat borçları olduğundan bahisle ihtarnameler gönderdiğini ve bu ihtarlara dayalı olarak müvekkilleri hakkında yönetim kurulu ve genel kurul tarafından ortaklıktan ihraç kararı alındığını, müvekkillerinin diğer ortaklarla aynı statüde olmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arsa sahibi olan davacıların kooperatif ortağı yapılmalarının sebebinin her bir daire için kararlaştırılan 100.000,00 YTL maliyet bedelinin üzerinde bir harcama ve masrafın çıkması durumunda bunu kooperatif ortağı olarak ödemelerinin sağlanması olduğunu, her bir daire için yapılan harcama anılan bedelin üzerine çıktığında müvekkili tarafından ortağı olan davacılardan hisselerine isabet eden aidat miktarlarının istendiğini, aidatların kesinleşmiş bulunan genel kurul kararları uyarınca davacı ortaklardan istendiğini,
genel kurul kararlarının ortak olan davacıları da bağladığını, ancak davacıların genel kurul kararları ile usulüne uygun olarak çekilmiş ihtarnamelere rağmen ödemede bulunmadıklarını, bu nedenle haklarında alınmış olan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı kooperatif arasında noterde düzenlenen sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, Borçlar Kanunu’nun 365/2. maddesinde belirtilen yasal nedenlerle bedelin artırılmasını gerektirir koşulların varlığının davalı kooperatifçe ileri sürülerek ispat edilmemiş olduğu, noterde düzenlenen bir sözleşmenin basit bir yazılı sözleşmeyle tadil edilemeyeceği, davacılardan dört sene süreyle aidat alınmadığı, sonradan yapılan ek işler nedeniyle ortak sıfatıyla borçlu oldukları miktarın tespit edilerek talep edildiği,
davacıların sadece kuraya dahil edilmelerini sağlamak amaçlı olarak ortak kaydedildiklerinin kabul edilmesi gerektiği, tüm bu değerlendirmeler sonunda davacıların borçlu bulunmadıkları bir bedeli ödemedikleri gerekçesiyle ortaklıktan ihraçlarına ilişkin kooperatif genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti gerektiği sonucuna varılarak,
davanın kabulü ile davalı kooperatifin 31.03.2007 tarihli 2006 yılı Olağan Genel Kurulunda davacılar ..., ..., ... ve ...’in ortaklıktan çıkarılmalarına ilişkin olarak alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline, genel kurul kararının iptaline karar verilmekle yönetim kurulu kararının ayrıca iptal edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4931, K. 2011/4039, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama