KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4964 E., 2010/10955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/59 - 2008/1357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 08.02.2007 tarihinde internet yolu ile yapılan işlemler sonucu toplam 4.100,00 YTL’nin bilgisi ve talimatı dışında alınmış olduğunu, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olayla ilgili olarak müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu işlemlerin davacıya ait bilgilerin sisteme doğru bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştirilmiş olduğunu, işlemlerin davacının iradesi dışında yapıldığı kabul edilse bile davacının şifre ve parolaları müvekkili bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almamasından değil, davacının kendi tedbirsizliğinden dolayı üçüncü kişilerin eline geçtiğini, davaya konu olayda müvekkili bankanın bir kusur veya ihmalinin bulunmadığını, davacının kendi kusuru ve ihmali sonucu zararın meydana geldiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu zararın müşteri bilgilerinin her ne şekilde olursa olsun çalınmış olmasından ziyade imkanı olmasına rağmen bankanın gerekli teknolojik önlemleri almamasından kaynaklandığı, davalı bankanın internet bankacılığı sistemi yazılımlarındaki tasarım hatalarından kaynaklanan güvenlik zaafiyetlerinin bulunduğu, davacının uğradığı zararı karşılaması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4964, K. 2010/10955, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama