KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5272 E., 2010/10793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2009 tarih ve 2008/427-2009/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan... Kuyun İth.İhr.ve Paz.Ltd.Şti. adına düzenlenen 1461417 nolu sigorta poliçesi ile taşıma rizikoları sigorta edilen emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sonucunda alıcıya hasarlı teslim edildiğini, davalının kusurlu olduğunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, hasar sebebiyle sigortalısına22.12.2006 tarihinde 1.597 TL tazminat ödeyen müvekkil şirketin alacağın rücuan tahsili için Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/917011 E sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, borca vaki itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin nakliyeci olmadığını ve düzenlediği bir konişmento bulunmadığını, sadece taşımayı gerçekleştiren MV Gerai Plevny donatanının acentesi sıfatıyla hareket ettiğini, yükün küpeşteyi geçmesiyle dava hakkının faturada alıcı görünen Tas Bilfateknik KZ Kazakistan Şirketi’ne geçeceği, davacı şirketin hasar sebebiyle malı gönderen firmaya ödeme yapmasının anlaşılır gibi olmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiğinin belli olmadığını, hasardan dolayı müvekkilin hangi kusurlu hareketi ile sorumlu tutulduğunun bilinmediği,
istiflemeyi yapan şirketin müvekkil şirket olmadığını, hasarın ambalajlamadan kaynaklanabileceğini malların hasarlı olduğuna karar verebilmek için Kazakistan/Atynav’da düzenlenen gümrük beyannamesinin ve mühür kırma raporunun dosyada bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kusurlu olduğuna ve hasardan sorumlu olduğuna kanaat getirerek davanın 1.596,3, TL asıl alacak ve 96.19 TL faiz yönünden kısmen kabulüne icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalıların sorumluluğundaki gemi ile taşınması sırasında hasarlandığı iddia edilmiştir. Uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK’nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında yer alan 893 vd. maddelerinden düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ve ...
Bakanlığı’nca, bu Yasa’nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzeleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara Denizcilik İhtisas Mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla Ticaret Mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı Ticaret Mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Ticaret Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Deniz İhtisas Mahkemesi’nin görev alanının tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5272, K. 2010/10793, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama