KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5366 E., 2010/11786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2007/434-2008/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince dâhili su basması teminatı içerir işyeri sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinde klozet temiz su borusundan su sızması sonucu oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ve kiralayan olarak davalıların hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 2.217,53 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sigortalının kiracı olarak bulunduğu işyerindeki hasardan kiracı sıfatıyla kendisinin kullanımı nedeniyle sorumlu olduğunu, müvekkilinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasara neden olan klozet taharet borusundaki yırtılmadan kiracı sigortalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkindir.
BK’nun 58. maddesi uyarınca bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur.
Somut olayda mahkemece, davaya konu işyerinde dâhili su baskını nedeniyle oluşan hasardan kiracı konumundaki sigortalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı bilirkişi raporunda “…yırtılan hortum binada sabit imalat olup, binanın bir değeridir.” şeklinde yargı belirtilmiştir. Bu tespitin doğru olması halinde bina malikinin yukarıdaki ilke doğrultusunda sorumlu olması sözkonusu olabilecektir. Bu durumda mahkemece, davaya konu hasardan kimin sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporundaki çelişki giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle sigortalı kiracıya sorumluluk yüklenmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5366, K. 2010/11786, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama