KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5368 E., 2010/11354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2008 tarih ve 2007/594-2008/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili deposunun içindeki emtia ile birlikte davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 28.01.2007 tarihinde çıkan fırtına sonucu depo ve içindeki dökme gübrenin hasara uğradığını, zararının tazmin edilmediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait depo ve içindeki gübre emtiasının davalı nezdinde fırtına klozunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, 29.01.2007 tarihinde çıkan fırtına sonucu depo ve emtianın tamamen hasarlandığı, davacı zararının belirlendiği, davalının ihbar tarihinden itibaren 8 gün sonra temerrüde düşeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 47.357.72 YTL’nin 07.02.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının itirazının iptaline, bu miktar üzerinden devamına, 18.943.08 YTL inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sigorta ettirilen değerlerin tamamının zarara uğradığının sabit olmasına, uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının talep edebileceği tazminat miktarının denetime uygun şekilde tespit edilmiş bulunmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının tahsiline yönelik olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacıya ait depo ve içindeki dökme gübrenin fırtına rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, 28.01.2007 tarihinde çıkan fırtınada sigortalı değerlerin tamamının hasara uğradığı hususları çekişmesizdir.
Mahkemece davalının ihbar tarihinden itibaren 8 gün sonra temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.8.1. maddesinde sigortacının kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Tazminat miktarının sigortacı açısından kesinleşmesi ise, ekspertiz raporu ile mümkün olacaktır.
Bu durum karşısında, davalının temerrüdü bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükmü değerlendirilmeden ve temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin yasal dayanak açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacının talep edebileceği tazminat miktarının yargılama sonucu tayin edileceği, alacağın likit olmadığı ve bu yönüyle inkar tazminatı talep edilmesi koşullarının bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde inkar tazminatına hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan, davacının yaptığı icra takibinde asıl tazminat alacağı yanında işlemiş faiz alacağını da talep ettiği, itirazın takibin tamamına yönelik olduğu, davacı tarafın işlemiş faiz tutarını da harçlandırarak dava açtığı dikkate alınıp, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı hesaplanıp, kabul edilen toplam alacak üzerinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5368, K. 2010/11354, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama