KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5441 E., 2010/12489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2007/741 - 2008/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı firmaya taşıma hizmeti verildiğini ancak taşıma ücretinin ödenmediğini, iki adet faturaya dayalı 13.100 Euro’nun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşıma için tanzim olunan faturalardan 2.400 Euro bedelli olanının davalı tarafın ticari defterlerine kaydının bulunduğu, bu miktarın ödendiğine ilişkin delil ibraz edilmediği ancak 10.700 Euro tutarlı faturanın davalı tarafa tebliğ edilmediği ve bu faturaya konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 2.400 Euro’luk bölümü için iptaline ve 1.772,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalıya ait emtianın yurtdışına taşındığını ve bu taşıma nedeniyle alacağının bulunduğunu ileri sürerek iki adet faturaya dayalı olarak icra takibi başlatmıştır. Mahkemece, 02.05.2007 tarihli fatura nedeniyle davalının borçlu olduğu kabul edilmiş ancak 26.01.2007 tarihli diğer faturanın davalıya tebliğ edilmediği, davalı ticari defterlerine kayıtlı olmadığı ve faturaya konu hizmetlerin verildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle bu faturaya ilişkin istem ret edilmiştir. Oysa davacı taraf, uyuşmazlığa konu ikinci fatura içeriğinde belirtilen hizmetlerin verildiğine ilişkin yazılı delilerini dosyaya ibraz etmiş olup, bu belgelerin tercümesi yaptırılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporu ve mahkemece değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin delillerin ilgili dava dışı kargo firmasından celbi sağlanarak sonucunun değerlendirilmesi, akabinde; davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği yabancı dildeki belgelerin tercümesi yaptırılarak bu belgelerin 26.01.2007 tarihli faturaya konu depolama, yurtdışı lojistik ve taşıma hizmetlerinin verildiğine dair delil niteliğinde olup olmadığı, bu hizmetlerin bedelini ödemekle davalının sorumlu bulunup bulunmadığı ile istenen rakamların kadri maruf olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5441, K. 2010/12489, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama