KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5498 E., 2010/12114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/7-2008/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olup aynı zamanda anasözleşme ile atanan şirket müdürü olduğunu, 10 yıl süreyle münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, davalının hisselerinin tamamını 03.08.2006 tarihinde diğer ortaklara devrettiğini, şirket müdürlüğüne dava dışı ...ve ...’un atandığını, şirket hesapları incelendiğinde davalının şirket hesabından şahsı için kullandığı meblağın 55.000,00 YTL olduğunu, şirketin ürettiği hizmet karşılığı müşterilerinden tahsil edilip şirket hesabına aktarmadığı meblağın en az 10.500,00 YTL olduğunu,
şirketin parası ile peşin olarak en fazla 51.000 Euro’ya alınabilecek makineleri 70.000 Euro'ya alarak şirketi 18.500,00 Euro zarara uğrattığını, davalının ticari örf ve adete uygun düşmeyen çekler keserek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalının şahsına ait matbaasından müvekkili şirkete devir edilen makinelerin en fazla 30.000,00 YTL edeceğini, bu matbaanın değerinin tespit edilip şirket alacağından düşüleceğini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 YTL’nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirket hesabından şahsı için kullandığı para bulunmadığını, müşteriden tahsil edilip şirket kasasına intikal ettirilmeyen meblağ olmadığını, şirkete alınan makinelerin faturaları ile yapılan ödemelerin belli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hissesini 02.08.2006 tarihinde diğer şirket ortakları ...ve ...'a devrettiği, devir bedellerinin anasözleşmeye yansıtıldığı, ortaklar tarafından davalının şirketi zarara uğratması hususunda herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, limited şirketlerde sorumlu müdür ile birlikte diğer ortakların da şirket yönetim ve denetiminde hak sahibi olduğu,
davalının yaptığı ve zarara neden olduğu iddia edilen eylemlerin zaman içinde oluşmuş ve diğer ortaklar tarafından yıl sonu itibariyle düzenlenen fiili durumu gösterir bilanço ve gelir tablosuna herhangi bir itiraz olmayıp hesapların ibra edildiği, tüm ortakların bilgisi dahilinde kayıt dışı işlemler yapılmış olsa bile sonradan zarara uğrandığının ileri sürülmesinin MK’nun 2. maddesi hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, davalının davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5498, K. 2010/12114, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama