KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5618 E., 2010/3477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2008 tarih ve 2008/159-2008/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, davalı kooperatifin tasfiye sürecine girdiğini öğrenip müracat etmeleri üzerine 1998 yılında alınan genel kurul kararı uyarınca ortaklık asgari pay miktarının 5.000.000 TL‘ye yükseltildiğini, bu ödemeyi yapmamaları nedeniyle ihraç edildiklerini öğrendiklerini, ancak ortaklık pay miktarının arttırıldığına ilişkin genel kurul kararının, 27.01.2000 tarihli yönetim kurulunun ihraç kararının tebliğ edilmediğini ileri sürerek, müvekkillerinin ortak olduğunun tespitine, tasfiye tarihinde kooperatifteki payların güncel değerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların genel kurul toplantılarına katılmadığını, 15 yıl boyunca kooperatif ile bağlantı kurmadıklarını, sermaye fark bedellerini ödemediklerini, ödememe halinde ortaklığın düşeceği yönünde alınmış genel kurul kararları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 02.05.1999 tarihli genel kurulda ortaklık paylarını tamamlama süresinin 31.12.1999 tarihine kadar uzatıldığı, ödemeyenlerin ihraç edileceği yönünde karar alındığı, davacıların pay farkını bu sürede ödemedikleri, davacıların 27.01.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraçlarına karar verildiği, bu ihraç kararının davacılara tebliğ edilmediğinin sabit olduğu, ancak dava tarihi dikkate alındığında 8 yılı aşkın süre kooperatife karşı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacıların davasının MK’nun 2. maddesi uyarınca dinlenir nitelikte olmadığı,
zımnen ortalık haklarından vazgeçmiş sayılmaları gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, her iki davacı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5618, K. 2010/3477, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama