KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/564 E., 2010/10965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.05.2007 tarih ve 2006/514-2007/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde taraflar ve avukatları davetiye tebliğine rağmen durşmaya gelmediğinden, tetkikatı evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın dava dışı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile arasında imzalanan Mayıs 1997 tarihli sözleşmeye dayanarak açtığı 1999/578 E sayılı davada Antalya Belediye sınırları içinde reklam panoları, bilboard ve miniboardların dikilmesi ve bunlara reklam alınmasının tek başına davalı ... Tur.
Tic ve San Ltd Şti’ne ait olduğunun tespiti ve müdahalenin önlenmesini istediğini, davanın kabulüne karar verilen Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/578 E, 2001/747 K sayılı dava dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, kullanımı müvekkili şirkete verilen koruma panelleri üzerinde bazı firmaların reklamları bulunduğunu, Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/578 E, 2001/747 K sayılı ilamının icrası sırasında ilamın içeriği ile bağdaşmaz bir şekilde müvekkili şirkete ait reklam panoları hakkında da bu ilamın icra edildiğini,
davalı tarafın bu haksız eylemi üzerine muarazanın giderilmesi istemi ile Antalya 1.Ticaret Mahkemesi’nde 2002/141 E sayı ile açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davalı tarafın Antalya 5.İcra Müdürlüğü’nün 2001/9577 E sayılı dosyasında yapmış olduğu 22.06.2002 tarihli haksız eyleminden dolayı müvekkili şirketin 50.000 YTL kazanç kaybına uğradığını, ayrıca bu eylem nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, şimdilik 50.000 YTL maddi, 10.000 YTL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde haksız eylemin 22.06.2002 tarihinde gerçekleştiği iddia edildiğini, buna göre davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davanın, davalı tarafın haksız işlemi nedeniyle doğan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin müdahalesinin tedbiren önlenmesi ve taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemi ile açılan davada davalının ortaya çıkardığı muarazanın giderilmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.07.2004 tarihli ilamı ile onandığı ve tashihi karar isteminin ise 09.07.2004 tarihli ilamı ile reddedildiği, buna göre davacının en geç mahkemenin bu kararının kesinleştiği tarihte davalı haksız eylemine muttali olduğu,
davacının Antalya 4.İcra Mahkemesi’nin 2003/15 E sayılı dosyası ile yapmış olduğu şikayetin BK’nun 133.maddesinde yazılı zamanaşımını kesen sebeplerden olmadığı, zira davacı tarafın davalı şirketin eyleminin haksızlığına daha önce kesinleşen mahkeme ilamı ile muttali olmuş olup, İcra Hukuk Mahkemesindeki şikayetin yalnızca icra işleminin iptali istemine ilişkin olduğu, işbu davanın BK’nun 60.maddesinde yazılı bir yıllık sürede açılmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin taraf olmadığı davada verilen mahkeme kararını infaz ettiren davalı şirketin haksız olarak müvekkilinin tasarrufunda bulunan reklam panolarının da kaldırılmasına neden olduğunu, davalı tarafın haksız eyleminden dolayı davacının zarara uğradığını iddia ederek, zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın lehine olan mahkeme kararını 22.06.2002 tarihinde infaz ettirdiği, haksız eylemin bu tarihte gerçekleştiği, davalı eyleminin haksız olduğunun tespiti amacıyla davacı tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşme tarihinin 09.07.2004 olup, 20.10.2006 tarihinde açılan işbu davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafın talebi üzerine icra müdürlüğünce 22.06.2002 tarihinde davacı kullanımındaki reklam panolarındaki reklamların kaldırılması işleminden sonra davacı zararının oluşmaya başladığını, davalı tarafın olumsuz eyleminin devam ettiği sürece davacı tarafından bilbord ve panoların kullanılamadığını, davalı tarafın temadi eden eylemi karşısında zamanaşımı süresinin geçmediğini iddia etmiştir.
Mahkemece davacı tarafın bu iddiası üzerinde durularak, davalı eyleminin “temadi eden eylem” niteliğinde olup olmadığı, 09.07.2004 tarihinde kesinleşen mahkeme kararından sonra davacı kullanımına ait bilbord ve panoların kullanılamamasında davalı tarafın bir etkisi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/564, K. 2010/10965, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama