KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5690 E., 2010/11752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/294 - 2008/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davalının dava dışı firmadan ayrılabilir yük mavnası ve açılabilir yük gemisi alım-satımı, tedariki ve diğer işlemlerin yapılması bakımından müvekkilinin aracı, danışman ve müşavir olarak atandığını, %15 komisyon alacağının hükme bağlandığını, davalının anlaşmalar yaptığını, komisyon alacağının ödenmediğini, müvekkilinin Ticaret Odası Dünya İş Örgütü, Uluslararası Tahkim Divanına müracaat ederek alacağının tahsiline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın MÖHUK'nun 34. maddesi uyarınca tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, taraflar arasındaki komisyon sözleşmesinde belirlenen tahkim şartının tarafların ehliyetsizliği bakımından geçerli olmadığını, buna icazet de verilmediğini, Türk kamu düzenine aykırılık bulunduğunu, tenfiz koşullarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hakem kararının aslı, Türkçe tercümesi ve tahkim şartıyla ilgili sözleşmenin ibraz edildiği, tahkim kararının taraflar arasındaki 14.11.2000 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davalının tahkim şartının ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu, temsil ve ilzama yetkili kişilerden birinin imzasını içerdiğini savunduğu, ancak tahkim yargılamasının her aşamasına katılarak bu hususu hiç belirtmediği, esastan savunma yaparak tahkim şartını benimsediği, tahkim yargılamasının aleyhe sonuçlanmasına bakılarak tahkim şartının geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, tenfiz koşullarının bulunduğu, Türk kamu düzenine aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tahkim kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5690, K. 2010/11752, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama