KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5695 E., 2011/5138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2008 tarih ve 2008/336-2008/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.01.2001 tarihinde nakliye sözleşmesi akdedildiğini ve taraflarca akdin feshine ilişkin ihbar olmadığından kendiliğinden yenilenmek suretiyle devam ettiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin davalıdan teslim aldığı gazete mecmua ,yayın promosyon gibi ürünleri bölge müdürlükleri, müdürlük depoları ve müdürlüklerle ilgili diğer noktalara taşıma işini üstlendiğini, davalının 29.06.2007 tarihinde taraflarca düzenlenen sözleşmeye aykırı olacak şekilde hiçbir ihbarda bulunmaksızın feshe ilişkin bir sebepte belirtmeden tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini,
davalı tarafından sözleşmeyi haksız feshinden dolayı müvekkilinin maddi zarara uğradığını, davalı ile yaklaşık 7 yıldır çalışıldığını, sözleşmenin devam eden yıllarda da süreceğine inanarak 2006 yılında yeni araçlar ve personel alarak sözleşmeyle yüklendiği edimleri gereği gibi yerine getirmek gayreti içine girdiğini, davalının yıl ortasında akdin süresi dolmadan tek yanlı olarak hiçbir gerekçe ve bildirimde bulunmaksızın sözleşmeyi feshettiğini, böylece davacının hem yatırım zararları hem gelir kaybı, hem kar kaybına uğradığını, gelir elde edemediği için mevcut iş yeri genel giderleri ve personel giderlerini ödemek zorunda kaldığını,
zorunlu olarak işçi çıkarımı yaptığını, haksız yere sözleşmenin feshedilmesi ile bir anda ödemekle yükümlü olduğu borçlarını ödemekte zorlanıldığından manen de ızdırap duyulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı kar kaybı ve maddi zararların tespiti ile şimdilik 7.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmenin 5/1.maddesi uyarınca davalının belirli bir süre önceden ihbarda bulunmak kaydıyla istenilen zamanda herhangi bir sebep gösterilmeksizin tek taraflı ve tazminatsız olarak feshetmek hakkına sahip olduğunu, yine davalı şirket tarafından talepte bulunulduğunda davalının nakliye hizmeti vereceğinin düzenlendiğini, davacıya herhangi bir aylık asgari iş garantisi taahhüdünde bulunulmadığını, manevi tazminat talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sürekli nitelikte bir borç ilişkisi olduğu, davalının ticaret unvanını değiştirmesinden sonra taraflar arasında düzenlenen ikinci sözleşmenin uygulanmasının gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince davalının bir gün öncesinden ihbar etmek kaydıyla dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız feshetmek yetkisine sahip olduğu,
sözleşmenin 5.2.maddesine göre de şirketin sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı davranması hizmetleri gereği gibi ifa etmemesi ya da eksik ifa etmesi halinde herhangi bir bildirime ve mehil tayinine gerek olmaksızın davalının derhal feshetmek veya aynen ifasını talep etmek hakkına sahip olduğu, dava konusu olayda sözleşmenin 5.1 maddesinde düzenlenen olağan fesih hali bulunmadığı, bu nedenle söz konusu feshin sözleşmenin 5.2 maddesinde düzenlenen haklı sebeple feshe uygun olarak feshedilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, akdin devamını çekilmez kılacak nitelikte sebeplerin gerçekleşmediği,
bu itibarla davacının sözleşmenin haklı sebeple feshedilmemesinden dolayı maddi zararının tazminini talep edebileceği, manevi zarara uğranıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.000.00 YTL maddi tazminatın dava tarihinden, ıslah ile artırılan 18.316.05 YTL maddi tazminatın da ıslah tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5695, K. 2011/5138, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama