KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/570 E., 2010/6528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2007/432- 2008/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ile müvekkilinine limited şirket kurarak 1 / 3 hisse ile ortak olduklarını, her ortağın şirkete 33.000 YTL sermaye koyduğunu, müvekkilinin şirket müdürü davalı ...' ye 5.000 YTL verdiğini, ayrıca müvekkilinin ve babasının kredi kartı kullanılarak 9.000 YTL borçlanıldığını ve bu miktarın müvekkili tarafından icraya ödendiğini ileri sürerek, şirketin feshi ile şirket gelirlerinden alacağı kar payının ve şirketin feshi nedeniyle alacağı miktarın hesaplanarak şimdilik 47.000 YTL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirket ortağı ...'ün hissesini devir alarak şirkete ortak olduğunu, şirkete 33.000 YTL koyduğu hususunun doğru olmadığını, eğer koymuş ise bunun şirket kayıtlarında var olması gerektiğini, icra dosyasına şirket borcu ödendiği iddiasının da ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 12/10/2006 tarihinde ...’ün hisselerini devir almak suretiyle şirkete ortak olduğu, ortaklar kurulunun 13/10/2006 kararına istinaden 100 hisseye karşılık olarak 2500 YTL sermayesinin bulunduğu, davaya konu şirket hesabına davacı tarafından 27/10/2006 tarihinde 3.500 YTL, 20/12/2006 tarihinde 4.400 YTL yatırıldığı, ayrıca davcının babası ... tarafından 30/11/2006 tarihinde 4.000 YTL yatırıldığı, dava konusu şirketin ticari adresi olarak bildirilen adresinde bulunmadığı, banka ve cari ortaklar hesabının muhasebeleştirilmediği,
bu nedenle defter ve belgelerinin incelenemediği, davacının şirkete ne kadar sermaye koyduğu ve şirketin gelir durumunun, buna göre davacının elde etmesi gereken kar payı ile hak edeceği alacağın ne olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, şirketin feshi ve fesih nedeniyle kar payının tahsiline ilişkindir. Mahkemece, şirketin feshi istendiği halde gerekçeli kararda şirket feshi talebi konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan davacının elde etmesi gereken kar payının hesaplanamadığından bahisle davanın tümüyle reddedilmesi doğru olmadığı gibi, bilirkişi raporunda da şirket defter kayıtları ve belgelerin, banka ve ortak cari hesapların muhasebeleştirilmemesi nedeniyle incelemeye elverişli olmadığının belirtilmesi karşısında, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/570, K. 2010/6528, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama