KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/576 E., 2010/6485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2008 tarih ve 2006/31-2008/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartının çalınarak rızası hilafına davalı işyerinde alış veriş yapmakta kullanıldığını, davalı tarafından harcama belgesi olarak gösterilen imzaların müvekkilinie ait olmadığını, davalının kimlik kontrol etmeden müvekkilinin kredi kartından tahsilat yapmasının haksız eylam olduğunu, müvekkilin bilgisi dışında yapılan harcama nedeniyle 11.600,00 TL' nı ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmişir.
Davalı vekili, davanın kredi kartını kullanan kişiye yöneltilmesi gerektiği, davalının kredi kartınının kullanılmasına rızası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5446 sayılı Kanunun 17 ve 44. maddeleri gereğince bankalarla üye işyerleri arasındaki ihtilaflarda görevin genel mahkemelere ait olduğu, somut uyuşmazlığın bu kapsamda olmadığı, 4077 Sayılı Kanunun 10/A ve 23. maddeleri gereğince uyuşmazlığa bakma görevinin Tüketici Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait kredi kartının istemi dışında dava dışı kişi tarafından alış-verişte kullanılması nedeniyle uğranılan zararın kartla alış-verişin yapıldığı üye işyerinden tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanunun 10 ve 23.madde hükümleri gereğince, davaya bakmanın, tüketici mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 Sayılı Kanunun 10/A maddesi kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilere ilişkin olup, 23. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı hususunu düzenlemiştir.
Oysa, uyuşmazlık, kredi kartı borcundan kaynaklanmayıp, davacının elinden istemi dışında, dava dışı kişi tarafından ele geçirilip üye işyerinde kullanılan kredi kartı nedeniyle uğranılan zararın haksız fiil hükümlerine göre üye işyerinden tahsili istemidir. Bu durumda, iddianın ileri sürüş tarzı, taraflar arasında akdi ilişki bulunmaması nedeniyle işlemin tüketici işlemi olmadığı açıktır.
Mahkemece, dava konusu tazminat alacağının miktarına göre, görevli olduğu da gözetilip, tarafların gösterecekleri deliller toplanarak uyuşmazlığın esası ile ilgili karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hukuki nitelemesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/576, K. 2010/6485, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama