KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5720 E., 2010/11741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.10.2008 tarih ve 2006/2082 - 2008/1823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili (birleşen 2007/373 Esas sayılı davada), müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat ve tapu ruhsat harcını ödemediğini, tahsiline yönelik olarak başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının hiç br zaman ortağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı kooperatif üye kayıt defterinden davalının kooperatif üyesi olduğunun tespit edilemediği, üye olduğuna dair davacı tarafından da başka bir kanıt da sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava (birleşen 2007/373 Esas), davalının parasal edimlerini yerine getirmemesine dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi tarafından kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının ortak olduğu tespit edilememiş ve davacı tarafça da yargılama sırasında davalının ortak olduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş ise de, davacı tarafça temyiz dilekçesine üye kayıt defteri fotokopisi eklenerek davalının ortak olduğunun iddia edilmesi ve bu hususun pasif husumete ilişkin bulunması karşısında, davalının ibraz etmiş olduğu temyize ekli belgenin öncelikle mahkemece değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, davalının ortak olmadığının saptanması halinde dahi, davacı kooperatif tarafından ortaklarına sunulan hizmetlerden davalının da yararlandığının belirlenmesi durumunda,davacının, yararlandığı hizmet bedelini yada bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıdan talep edebileceğinin mahkemece karar yerinde tartışmasız bırakılması da keza doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5720, K. 2010/11741, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama