KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5884 E., 2011/5003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/410 - 2008/713 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı asıl ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, konutların yanında depo, kapıcı ve kaloriferci dairesi inşaatının da yapıldığını, ortaklara irtifak hakkı tesis edildiğini, üçüncü kişilerle çıkan uyuşmazlıklar sonucu açılan davalar nedeniyle taşınmaza ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, bu davaların sonuçlandığını, anılan yerlerin bazı ortaklarca ele geçirildiğini, tüm ortaklar adına irtifak hakkı tesis edilmesinin geciktirildiğini, bu yöndeki istemin 18.05.2008 tarihli genel kurulda zımnen reddine karar verildiğini ileri sürerek, bu kararın iptaline, tasfiye işlemlerinin durdurulmasına, yönetim kurulu hakkında işlem yapılmasına ve 09.02.1991 tarihli genel kurul kararının uygulanması suretiyle belirtilen alanlara irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda böyle bir karar alınmadığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının irtifak hakkı tesisine karar verilmesini istediği, genel kurul kararının iptaline yönelik davasının bulunmadığını açıkladığı, dava dilekçesinde açıkladığı yerlerle ilgili olarak irtifak hakkı tesisi bakımından yönetime yetki verildiği, halen davalı tüzel kişiliğinin devam ettiği, önceden verilen yetkinin hangi şartlarda kullanılacağının kesin olarak açıklanmadığı, bu konudaki yetkinin ve denetleme görevinin genel kurula ait bulunduğu, mahkemece zorunlu tescil kararı verilemeyeceği, yetkili organlarınca alınacak karara göre irtifak hakkı tesis edileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5884, K. 2011/5003, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama