KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5885 E., 2010/11486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2008 tarih ve 2008/52-2008/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ile davacı ...’in diğer davacı şirketin yönetim kurulu üyesi iken, davacı şirkete diyaliz makinesi almak üzere teminat amacı ile davacılar tarafından açık bono keşide edildiğini, ancak teminata gerek olmadığının satıcı firma tarafından bildirilmesi üzerine düzenlenen boş senedin davalı elinde kaldığını, davalının 61.000 USD bedelli olarak doldurduğu bu senedi takibe koyduğunu, cebri icra tehdidi altında ödeme yapıldığını, davalının açılan ceza davasında bu senedi 280 hisse karşılığı aldığını beyan ettiğini oysa 280 adet hisse bedelinin 7.000.000.000. TL olduğunu ileri sürerek ödedikleri 29.000.000.000 TL’nın 11.08.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 280 adet hisse bedelinin 7.000.000.000 TL olduğu yolunda anlaşmaya varıldığı halde davalının davacılardan fazla para tahsil ettiği gerekçesiyle 2.632.730.000 TL’nın davacı ...’e 18.670,542,900 TL’nın davacı şirkete verilmek üzere 21.303.272.900 TL’nın 11.08.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan istirdadına ilişkin verilen ilk karar Dairemizce karar düzeltme aşamasında davalı yararına bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının keşide ettiği bonodan dolayı sorumlu olduğu, bononun karşılıksız kaldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5885, K. 2010/11486, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama