KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5902 E., 2011/5141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2008/132 - 2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyeliğin devir yolu ile 25.01.2003 tarihinde kendisine geçtiğini, ortaklık senedinde kooperatife ait A-1 Blok 12 nolu dairenin kendisine tahsis edildiğini, kooperatife hiçbir borcunun olmadığını, binaların bitmiş olup, tapunun verilmesi,
ferdi mülkiyete geçilmesi ve dairelerin teslim edilmesi aşamasına gelindiğini, ancak bu aşamada yapmış olduğu müracaatlarında davalı kooperatifin tahsis edilen 12 nolu daireyi teslim etmediğini, konumu ve değeri daha düşük olan daireleri teslim etmek istediğinden dava açmak zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek A-1 Blok 12 nolu dairenin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.12.2008 tarihli dilekçesinde açtıkları davada taleplerinin, 12 nolu dairenin davalı kooperatif tarafından müvekkiline tahsis edilip edilmediğinin tespitine ilişkin olduğunu,
bunun Dışında herhangi bir talepte bulunmadıklarını beyan etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu dairenin dava dışı... isimli kişiye ait olduğunun tespit edildiği, davacı taraf bu davadaki istemlerini sadece söz konusu dairenin davalı kooperatifçe ortaklık gereği kendilerine tahsis edilip edilmediğinin tespitini istediklerinden bu şahıs hakkında dava açılmasının istenilmediği, davacının, davalı kooperatife üye olduğu, ortaklık senedinde davacıya A-1 Blok 12 nolu dairenin tahsis edildiğinin yazılı olduğu,
bu belgenin altındaki kaşe ve imzanın davalı kooperatife ait olmadığı yönünde itiraz olmadığı gibi aksinin ispat yükümlülüğü davalıya ait olmasına karşın, davalı kooperatife iki kez keşfen inceleme günü verilmesine rağmen yasal defterlerini ibrazdan kaçınarak davacı iddiasının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının, davalı Tasfiye Halinde S.S.Ekşioğlu Cennetkent Evrensel Birlik Konut Yapı Kooperatifine A-1 Blok K.2 D:12 numaralı dairenin tahsisi suretiyle üye bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, A1 blok 12 nolu dairenin davalı kooperatif tarafından davacıya tahsis edilip edilmediğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu dairenin dava dışı... isimli kişiye ait olduğunun tespit edildiği, davacı taraf bu davadaki istemlerini sadece söz konusu dairenin davalı kooperatifçe ortaklık gereği kendilerine tahsis edilip edilmediğinin tespitini istediklerinden bu şahıs hakkında dava açılmasının istenilmediği, davacının, davalı Tasfiye Halinde S.S.Ekşioğlu Cennetkent Evrensel Birlik Konut Yapı Kooperatifine A-1 Blok K.2 D.12 numaralı dairenin tahsisi suretiyle üye bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten de dosyada bulunan tapu kaydına göre dava konusu daire kat irtifakı tesisi suretiyle 31.5.2004 tarihinde dava dışı ...adına tescillidir.
Mahkemece verilecek tesbit kararı üçüncü şahıs olan ...’ın hukukunu ilgilendireceğinden davacıya süre verilerek bu kişiye dava açması sağlanıp, açılacak davanın bu dava ile birleştirilerek davaların birlikte görülmesi gerekir ise de, somut olayda davacı 04.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile davanın tapu iptali davası değil, tesbit davası olduğu, ...’a dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı ve mülkiyet ihtilafının ...ile olacağını belirtmiştir.
Bu durumda, davacının kendisine dava konusu daire değil kötü daire verileceği ile ilgili iddiasını eda davası şeklinde açacağı tazminat veya tapu iptali davasında görülmesi mümkün olduğundan davacının işbu tesbit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup, yargılamanın her safhasında göz önüne alınabilir.
Bu itibarla mahkemece davacının eda davası yerine tesbit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5902, K. 2011/5141, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama