KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5989 E., 2010/12207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2009 tarih ve 2006/1298 - 2009/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kooperatif yönetim kurulunun 28.02.2003 tarihinde davalıyı ortaklığa kabul ettiğini, 14.12.2004 tarihinde ise 121 ada 7 parsel taşınmazı davalı adına tapuya kaydettirdiğini, 05.05.2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla taşınmazın değerinin 13.000 YTL olarak belirlendiğini, davalıya ise bu bedelin altında 8.159 YTL'na taşınmazın devredildiğini, ayrıca 26.06.2005 tarihli genel kurulda, 05.05.2002 tarihinden sonra ortaklığa kabul edilenlerden konut bedeli olarak 13.000 YTL alınmasına karar verildiğini, bu karar gereğince aradaki fark olan 4.481 YTL ve işlemiş faizin icra takibinde talep edildiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 28.02.2003 tarihinde bir ortağın yatırmış olduğu aidat tutarını yatırmak suretiyle kooperatife ortak olduğunu, genel kurulun 26.06.2005 tarihinde aldığı karar gereğince geriye yürür şekilde kendisinden talepte bulunulduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 28.02.2003 tarihinde yönetim kurulunun davalıyı ortaklığa kabul ederek, 8.159 YTL bedelle konut tahsis ettiği, bu konuda alınmış bir genel kurul kararı olmadığı, konut bedelinin 05.05.2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla 13.000 YTL olarak belirlendiği, davalının aradaki farktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, icra takibine yapılan itirazın, 4.481 YTL asıl alacak, 2.302,43 YTL işlemiş yasal faiz üzerinden iptaline, takibin devamına, yasal şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5989, K. 2010/12207, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama