KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5991 E., 2011/12347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2006/67-2008/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı Kombassan A.Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacı avukatı . ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile (4.280) Euro tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “ortaklık durum belgesi” adlı yeni makbuzlar verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını,
şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik (51.645) DM. karşılığı (42.000) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Kombassan AŞ. ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı şirkette ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK.'nun 329. maddesi uyarınca şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceği gibi TTK.'nun 405/2. maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Kombassan AŞ. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davada öncelikle, yasalara aykırı işlemler nedeniyle, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespit edilerek, bu nedenle davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...'in davalı şirket adına ve temsilcisi sıfatıyla müvekkilinden para tahsil etmesi, davalı ...’ın da davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaadinde bulunması nedeniyle şahsen ve müteselsilen sorumlu bulunduğu iddia edilmiş, davalılar vekilince, davacının davalı Kombassan İnş. A.Ş.’nin ortağı olduğu savunulmuştur.
Mahkemece her ne kadar mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmışsa da, davacı vekilince bu raporda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığı, örneğin defterlerin usulüne uygun tutulmayıp sayfaları değiştirilebilen kayıtları içerdiği, davalı şirketin ortak sayısı itibariyle SPK.’na kayıt zorunluluğunun bulunduğu halde buna uyulmadan hisse senedi çıkarıldığı, bu şekilde davalı şirketle müvekkili arasında ortaklık ilişkisinin kurulamayacağı savunulmuş, mahkemece davacı vekilinin bu itirazları incelenmemiştir. Yine mahkemece, davalı şirket ve yöneticileri hakkında açıldığı bildirilen ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamının ve bu davaya etkilerinin ne olduğu belirlenmeden ve sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmediği irdelenmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, somut olayın anılan özellikleri de dikkate alınarak, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi, davacının tüm delilleri toplanarak bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar Kombassan İnş. AŞ. ve ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5991, K. 2011/12347, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama