KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6012 E., 2011/5017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2009 tarih ve 2008/283 - 2009/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davalı avukatı tebliğe rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,tescilli ticaret unvanı "LİDER FAKTORİNG HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ "olan müvekkilinin “LİDER FAKTORİNG + ŞEKİL” ibareli marka tescil başvurusunun en son davalı YİDK. tarafından 556 sayılı KHK’ nin 7/b maddesi gereğince redde mesnet "LİDERBARTER", "LİDER ŞİRKETLER GRUBU+ŞEKİL" ve "LİDER ŞİRKETLER GRUBU+ŞEKİL" ibareli markalara dayalı olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların karıştırılabilecek derecede benzer olmadığını, uzun zamandır kullanıldığını ve ayırt edicilik kazandırıldığını ve başvurunun davacının tescilli ticaret unvanı olduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK. Kararının iptalini ve başvuru konusu markanın hükmen tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların anlam, biçim, okunuş ve görselliği ile umumî intiba itibariyle bıraktığı etkinin aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetlerin de aynı tür olması nedeniyle mal ve hizmetlerden yararlanıcılar nazarında karışıklığa yol açacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre,davacının başvurusunun konusu olan “LİDER FAKTORİNG ŞEKİL” ibareli işaretin, redde mesnet alınan “LİDER BARTER", "LİDER ŞİRKETLER GRUBU" ve LİDER ŞİRKETLER GRUBU ARSADA LİDER KONUTTA LİDER” biçim ve ibareli markalar ile anlamsal, biçimsel, esas unsurlar ve sescil manada benzer mahiyette bulunduğu, zira her birinde göze ve kulağa hitap eden asıl ve ayırt edici unsurun “LİDER” sözcüğü olduğu, "LİDER" sözcüğünün reddedilen 36. sınıfın 1, 2, 3 ve 4. paragraflarında bulunan hizmetlerin vasıflarına uzak, soyut ve somut manada ayırt ediciliği yüksek, anlamlı bir ibare bulunduğu,
başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaları aynı anda göremeyen 36. sınıfın 1, 2, 3 ve 4. paragraflarında bulunan hizmetlerin ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcılarının her birinin hafızasında “LİDER” sözcüğünün kalacağı, bu nedenle " LİDER FAKTORİNG ŞEKİL" ismini kullanan ve anılan hizmetleri sunan davacı işletmenin, redde mesnet daha önce LİDER esas unsurlu markalar ile aynı hizmetleri sunan işletmelerin yeni bir markası olduğu,
yani her iki hizmetin de aynı işletmeden kaynaklandığı biçiminde bir yanılgıya düşebileceği, başvuru kapsamında bulunan ve reddedilen 36. sınıfın 1, 2, 3 ve 4. paragraflarında bulunan hizmetleri için 556 sayılı KHK’ nin 7/b maddesindeki hususun redde mesnet markaların sahibi dava dışı şirketler yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6012, K. 2011/5017, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama