KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6072 E., 2010/12058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2009 tarih ve 2007/480 - 2009/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdulah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile tarihsiz Vadeli/Spot Döviz Alım Satım İşlemleri Sözleşmesini imzaladığını, sonrasında 29.03.2006 tarihli 200.000,00 ve 600.000,00 USD bedelli opsiyon sözleşmesi teyit formlarını da imzaladığını, davalı bankanın ise bu sözleşme ve formları imzalamadığını, bu nedenle de taraflar arasında sözleşmenin oluşmadığını, anılan teyit formları çerçevesinde işlemlerin gerçekleştirildiğini, bu sözleşme ile davalı bankanın haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, şimdilik 3.000,00 TL'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın imzaladığı sözleşme ve teyit formlarını davalı bankanın işleme alındığı, bu hali ile sözleşmenin her iki tarafça kabul edilen sözleşme haline geldiği, BK'nun 13. maddesine uygun olarak davalı kabulünün zımni kabul şeklinde gerçekleştiği ve işlemlerin sözleşme çerçevesinde yürütüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6072, K. 2010/12058, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama