KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6074 E., 2011/5156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2009 tarih ve 2008/725-2009/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “ERICA PABLO” ibareli markanın 18, 25 ve 28. sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla davalı Kurum nezdinde yaptığı başvuruya davalı şirket tarafından 25. sınıf mallarda tescilli “ERİCA” ibareli markası nedeniyle yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, bu karara karşı müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki müvekkili adına tescili istenen “ERICA PABLO” markasının tanınmış bir ayakkabı markası olduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmışlığı,
markaların fiili kullanım alanları ve şirketlerin iştigal konularındaki farklılıklar nedeniyle müvekkiline ait marka ile davalı şirkete ait markanın iltibas oluşturmayacağını, davalı Kurum tarafından verilen kararın bu nedenle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK tarafından verilen davaya konu kararın iptali ile müvekkiline ait markanın 25. sınıf mal ve hizmetler yönünden de müvekkili şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davaya konu başvurunun itiraza gerekçe olarak gösterilen davalı şirkete ait marka ile benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle başvurunun mal/hizmet listesi kapsamından 25. sınıfta bulunan emtiaların çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkili Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalı Kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, markalar arasında iltibas oluşturacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markayı bilinen ve tanınan hale getirenin müvekkili şirket olduğunu, davacının iddialarının yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ERİCA sözcüğünün her iki markanın da asıl unsurunu oluşturduğu, davacı başvurusunun konusu olan ERİCA işaretinin yanına yine isim olan PABLO sözcüğünün getirilmesinin markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı başvurusunun konusu olan ERİCA PABLO işaretinin redde mesnet davalı şirkete ait öncelik hakkına sahip ERİCA ibareli marka ile görsel, anlamsal, biçimsel, fonetik ve umumî intiba itibariyle benzer mahiyette bulunduğu, davacı başvurusunun kapsamında bulunan ve reddedilen 25. sınıf emtiaların tamamının redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu,
bunun yanında aynı işyerlerinde satılması, benzer alıcı çevresine hitap etmeleri, aynı ve benzer ihtiyaçları gidermeleri, birbiriyle rekabet etme ve birinin diğerini tamamlama işlevlerinin bulunması ve özellikle mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğde aynı sınıfın aynı alt grubunda bulunmaları gibi kriterler nazara alındığında aynı tür olarak nitelendirilmelerinin zorunlu bulunduğu, davalı kurum kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6074, K. 2011/5156, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama