KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6174 E., 2010/13014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2009 tarih ve 2007/2-2009/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirket adına tescilli bulunan “Özsüt” markası ile birebir aynı olan “Özsüt ...Usta” ve “Özsüt” markalarının 29, 30, 32, 35 ve 43 ncü sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı nezdinde başvuruda bulunduğunu, bu marka tescil başvurularının davalı TPE tarafından sadece 35 nci sınıfta yer alan hizmetler bakımından kabul edildiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazların davalı TPE tarafından reddedildiğini,
müvekkili şirkete ait “Özsüt” markalarının 29 ve 30 ncu sınıflarda yer alan mallarda tescilli olduğunu ve müvekkilinin sözkonusu markasının 43.01 nci sınıfta yer alan hizmetler bakımından ise devam eden dava nedeniyle öncelik hakkına sahip bulunduğunu, davalı şirket başvurularından 35 nci sınıf dışında kalan mal ve hizmet sınıflarının 556 sayılı KHK’nin 7/b bendi uyarınca çıkarılmış ise de kabul edilen 35.08 nci sınıftaki hizmetler ile müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mallar arasında iktisadi anlamda çok yakın bir ilişki olduğunu,
müvekkili adına tescilli markanın 35.08 nci sınıfta yer alan hizmetler bakımından da yoğun bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin “Özsüt” markası üzerinde uzun zamandan beri öncelikli ve eylemli kullanımı sonucu elde ettiği hakkı nedeniyle davalı markalarının 35.08 nci sınıftaki tescilleri yönünde alınan TPE kararlarının iptaline ve davalı şirketin anılan sınıfta tescilli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek,
davalı TPE tarafından alınan 2007-M-1846 ve 2007-M-1882 sayılı kararların iptali ile davalı şirket markalarının 35.08 sınıfındaki hizmetler yönünden tescile bağlanması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve davalı şirketin 2003/11923 sayı ile tescilli bulunan "ÖZSÜT" markasının 35.08 nci sınıfta yer alan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davaya konu marka başvurusu ile ilgili olarak müvekkili Enstitü tarafından alınmış olan kararların yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin “Özsüt Pastaneleri” markasını 15-16 yıldır tescilli olduğu mallarda hiçbir şekilde kullanmadığını, müvekkilinin “Özsüt” markasının gerek 35.08 nci sınıf hizmetlerde gerekse 43 ncü sınıfa dahil hizmetlerde uzun yıllardır yaygın ve etkin olarak kullandığını, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanarak tanınmışlık düzeyine ulaştığını, davacının müvekkilinin bu kullanımı karşısında suskun kalarak hak kaybına uğradığını, davacının taleplerinin dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markasının esas unsurunun "ÖZSÜT" ibaresi olduğu, bu ibarelerin Kararname’nin 8/1.b maddesi anlamında benzer oldukları, davacının 35.08 nci sınıfta tescilli bir markasının bulunmadığı gibi 43.01 nci sınıfta da tescilli bir markasının bulunmadığı, ancak davacı adına tescilli “Özsüt Pastaneleri” ibareli markanın kullanım şekli itibariyle davacının 43.01 nci sınıfta marka hakkının bulunduğunun kabul edildiği,
davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu markalar ile daha önce tescilli bulunan markası kapsamında bulunan 35.08 sınıfı ile davacı markası kapsamında bulunan 43.01 nci sınıf arasında doğrudan bir ilişkinin olmadığı, söz konusu 35.08 nci sınıfın davalı şirket adına tescili halinde kullanılacakları sınıfların farklı olması nedeniyle benzemediği ve halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6174, K. 2010/13014, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama