KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6179 E., 2011/5454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.01.2009 tarih ve 2006/457-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2011 gününde davacı-k.davalı avukatı ... ile davalı-. davacı TTK Genel Müdürlüğü'nün avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi .. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ihale sonucunda davalıya ait kömürün taşınması işinin müvekkilince üstlenildiğini, ancak sözleşme süresi içinde yol yapım çalışmaları nedeniyle sözleşmenin esaslı unsurunu oluşturan yol güzergahının değiştirilmesi sonucunda davalı yanın yeni bir fiyat belirlemesi yapmadığı gibi sözleşmeyi haksız olarak feshedip teminat mektubunu irad kaydettiğini ileri sürerek, haksız fesih nedeniyle doğan zarardan şimdilik 1.000.000.000 TL’nin davalıdan tahsiline, teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında teminat mektubunun paraya çevrilmiş olması nedeniyle dava dilekçesini ıslah ederek teminat mektubunun iadesine ilişkin istemin yerine teminat mektubu bedeli olan 10.681.200.000 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme ve şartname gereğine uygun olarak edimini yerine getirmediğini, bu yüzden keşide edilen ihtarlara da uymadığını, bunun üzerine müvekkilinin haklı nedenlerle sözleşmeyi feshedip teminatı irad kaydettiğini savunarak, davanın reddini, birleşen davada ise taşıma işinin yeniden ihale edildiği tarihe kadar işin müvekkilince yerine getirildiğini, ancak bu iş için davalının 7.827.786.300 TL masraf yaptığını, aynı işi davacı yapmış olsaydı davacıya ödenecek olan tutarın 5.611.588.701 TL olacağını, bakiyesinin davalı müvekkilinin zararını oluşturduğunu ileri sürerek, 2.216.197.599 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredi faiziyle birlikte yükleniciden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında güzergah değişikliğinin davacı-davalı yönünden sözleşmenin ifasını imkansızlaştırmadığı, sözleşmenin TTK tarafından feshinin haklı fesih olduğu ve fesih nedeniyle TTK'nun maddi zararının 1.536,19 TL olduğu sonucuna varılarak, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 1.536,19 TL’nin faiziyle birlikte birleşen davanın davalısı olan Aralel İnşaat Turizm Nak. Elmas Tic.Merk.Ltd.Şti.’den alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar ile paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine, davalı Kurum tarafından davacı şirkete karşı açılan birleşen dava ise şirketin sözleşmeye uygun olarak taşıma yapmamasından dolayı işin yeniden ihale edildiği tarihe kadar taşımanın Kurum tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartname hükümleri gözetilerek taşıma yapılacak olan yol güzergahının somut olarak belirlenip belirlenmediği, belirlenmemiş olması halinde alternatif yolların sözleşmenin ifasında davacıya ek külfet getirip getirmediği, bu külfetin sözleşmenin ifasını olanaksız kılıp kılmadığının saptanması, bu amaçla ilgili kurumlardan yol güzergahlarının uzunluğunun sorulması ve sonucuna göre sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Mahkemece, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmede somut bir güzergahın belirlenmediği, davacının kullanabileceği alternatif yol güzergahlarının mevcut olduğu, davalının ek yakıt masraflarını karşılama talebinin bulunmasına göre davacının borcunu ifasının imkansız hale gelmediği, davacı borçlunun borcunu ifasının gerektiği, davalı Kurum tarafından yapılan feshin haksız olmadığı belirtilmiş, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmede somut bir yol güzergahının belirlenmediği kabul edilmiş ise de dosya kapsamından davacının kullandığı yol güzergahının yol yapım çalışmaları nedeniyle trafiğe kapanması sonucu başka güzergahın kullanılmak zorunda kaldığı, davalı Kurum’un bu nedenle davacıya akaryakıt farkını ödemeyi kabul etmiş olmasına göre davacı şirket tarafından kullanılan somut bir yol güzergahının bulunduğu, bu güzergahın tarafların iradesi dışında nedenlerle kullanılamaması sonucu başka bir yol güzergahının kullanılmak zorunda kalındığı,
davalı Kurum’un bu nedenle davacıya akaryakıt gider farkı ödemeyi kabul ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirket, yol güzergahının değişmesinin sözleşmenin koşullarını ağırlaştırmış olduğunu, sadece akaryakıt farkının ödenmesi ile sözleşmeye yeni koşullarda devam etmenin mümkün olmadığını, yeni bir fiyat belirlenmesi gerektiğini, davalı Kurum’un yeni fiyat belirlemesine gitmeden sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda, taşıma yapılan yol
güzergahının değiştiğinin kabulü ile yeni güzergahın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davacının edimini ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı, ağırlaştırmış ise sadece akaryakıt gider farkının karşılanması ile ağırlaşan durumun giderilmesinin mümkün olup olmadığı, davacının yeni koşullar altında sadece akaryakıt gider farkının ödenmesi suretiyle sözleşmedeki edimin ifasının mümkün olup olmadığı üzerinde durulması,
bu hususların açıklığa kavuşturulması için kullanılan eski yol güzergahı ile yeni güzergah mesafelerinin tespiti ile taşıma sektöründen bir bilirkişinin de katılımıyla oluşturulacak bilirkişi kurulundan gerekçeli, somut olaya uygun ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilen hususları karşılamayan, somut olaya uygun bir değerlendirme içermeyip, soyut olarak borçlunun borcunun imkansız hale gelmediği,
bu nedenle davalı Kurum tarafından yapılan feshin haksız olmadığını belirten yetersiz bilirkişi raporuna dayalı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Birleşen davaya yönelik olarak birleşen dava davacısı TTK Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarına gelince; asıl davada verilen kararın bozulması nedeniyle birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6179, K. 2011/5454, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama