KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6200 E., 2011/5436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/2-2008/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2011 gününde davacı asil ... ile davalı vekili Avukat ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 17.06.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısının 11. gündem maddesi ile yasaya ve anasözleşmeye aykırı şekilde, belediyenin yeşil alan olarak talep ettiği yerlerin bedelsiz terki ve tahsisi kararının alındığını ileri sürerek, anılan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, terk ve tahsis talebinin belediyeden geldiğini, alınan kararın yasaya ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, belediye imar planının henüz taslak aşamasında olup kesinleşmediği, bu nedenle nereden, ne miktarda yer istendiğinin belli olmadığı, bu koşullarda alınan dava konusu genel kurul kararının yönetim kurulunun kapsamı ve ne şekilde kullanılacağı belli olmayan şekilde yetkilendirilmesi anlamına geleceği, ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu’ nun 18. maddesi uyarınca kesinleşmiş imar planlarının uygulanması aşamasında arazi arazi terkinin zorunlu bulunduğu, bu nedenle dava konusu kararın yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu 17.06.2006 tarihli genel kurul toplantısının 11. gündem maddesi ile kooperatifin uhdesinde bulunan arsalar üzerinde yapılan plan tadilleri gereği belediyenin talep ettiği yeşil alanların terk ve tahsisi hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca, bu türden taşınmazların, hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın re’sen tesciline belediyeler yetkili olup, anılan Yasa maddesi gereği plan uygulaması aşamasının son safhasında donatı alanı olarak terk zorunluluğu vardır. Somut uyuşmazlıkta da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden ve anılan genel kurul kararının metninden, dava konusu genel kurul kararının ilgili belediye yetkilileriyle görüşülerek alındığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosyaya sunulan belgelerden, anılan karar tarihinde plan uygulamasının son aşamasına gelinmediği anlaşılıyor ise de bu karar, kamu gücüne dayalı bir talep geldiğinde bu yönde işlem yapılmasına imkan sağlayacak bir karardır. Böyle bir talep gelmedikçe bu yetki kullanılmayacaktır. Kamudan bu yönde bir talep gelince de zaten bu talebe karşı durulması mümkün olmayacaktır.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu genel kurul kararının yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6200, K. 2011/5436, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama