KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6208 E., 2010/12124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/66-2008/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin usulsüz ihtarlarla kooperatiften ihraç edildiğini, kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan 29.01.1994 tarihli sözleşme uyarınca da akçeli yükümlülüklerin ifasını ve ihraç prosedürünün özel şekle tabi tutulduğu halde buna uymaksızın yapılan ihracın doğru olmadığını ve borcun çoğunluluğunun da ödenmiş olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının ihracının usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ortak olduğunun kesinleşen mahkeme ilamıyla belirlendiği, üçüncü kişi ile kooperatif arasındaki sözleşmenin davacı ortağın sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı ancak davacı ortağa gönderilen ihtarnamelerdeki akçeli yükümlülüklerin genel kurul karalarına göre belirlenmediği, bu nedenle ihtara dayalı olarak verilen ihraç kararının geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 28.05.2005 tarih ve 322 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacıya gönderilen ihtarnamelerde talep edilen aidatların genel kurul karalarına uygun olarak istenmediği gerekçesiyle dava kabul edilerek ihraç kararı iptal edilmiştir. Ancak, mahkemece bu sonuca varılırken davacının ödemesi gereken gerçek borç miktarı tespit edilmediği gibi, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda da 2005 yılı aidatlarının ihtar tarihi itibariyle muaccel olmadığından bahsedildiği halde kooperatifin 2005 yılına ilişkin bir talebinin bulunmadığı, borcun 2004 yılı ve öncesine ait olduğu yönündeki ihtar içeriği de bilirkişiler ve mahkemece doğru bir şekilde tespit edilmemiştir.
Bu nedenle mahkemece, davacıya ihtarnameyle bildirilen borç miktarının gerçek olup olmadığının kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi, gerçek borç miktarı ile ihtarnamelerde istenilen miktar arasında fark olması durumunda da Dairemizin emsal 2004/8194 E,2005/4866K ilamında belirtildiği üzere bu farkın oran olarak fahiş olup olmadığı ve ortağın ödemesini engelleyecek biçimde yüksek gösterme boyutunda bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6208, K. 2010/12124, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama