KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6260 E., 2010/12093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/330-2008/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Rus dili ve yazını alanında önemli çalışmaları olduğunu, ilk basımı 1987 yılında gerçekleşen ‘Çağdaş Rus Şiir Antolojisi’ eserini Türk yazın hayatına kazandırdığını, büyük emeklerle oluşturduğu ve kendi hususiyetini yansıttığı bu eserde Rus şair Stepan Şçipaçyov’un ‘Değerini Bilmek Gerekir Aşkın’ başlıklı şiirine de yer verdiğini, anılan eserin davalı şirketin yapımcı bulunduğu diğer davalının icracı olduğu ‘Sevdiğime Hiç Pişman Olmadım’ adlı CD ve kasette ‘müzik;...-söz Pablo Neruda’ açıklamasıyla hiçbir değişiklik ve ekleme olmaksızın aynen kullanıldığını,
müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 20.000 YTL manevi 10.548.92 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsili ile hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin yapımcı olduğunu, eserin diğer davalıya ait bulunduğunu, eser seçiminin bu davalı insiyatifinde olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının eser sahibi olmadığını, hakların şiiri yazan şaire ait olduğunu, tüm mali hakların diğer davalıya ait bulunduğunu, tazminat istemlerinin yerinde olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Rus şair tarafından yazılan ve davacı tarafından çevirisi yapılarak yayınlanan şiirin davalı şirketin yapımcı olduğu CD ve kasette diğer davalı tarafından bestelenerek yorumlandığı, izin alınmadığı, davacının işleme eser sahibi olduğu, FSEK.nun 6.maddesi kapsamında korunacağı, mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, FSEK.nun 68.maddesine göre talep edebileceği maddi tazminatın 10.548.92 YTL olduğu, davalı şirketin beyanı üzerine 5.079.60 YTL’lik kısmının Mesam tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.469.32 YTL maddi ve 5.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı Kanun kapsamındaki esere tecavüz edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK.nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda kesinleşmesi halinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda bu yönde hüküm kurulmamıştır. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6260, K. 2010/12093, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama