İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/6382 K.2011/267

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/713 - 2008/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2009/6382Karar2011/267Tarih17 Ocak 2011Okuma4 dk · 701 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/6382 E., 2011/267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ocak 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

701 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/713 - 2008/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından birçok ülkede garanti verilerek mevduat toplandığını, müvekkilinin “Komanditer ortak anasözleşmesi” ibaresi bulunan belge karşılığında, 2000 yılında 65.000 DM parayı davalılara verdiğini, müvekkilinin davalı şirketlere ortak olma niyetinin bulunmadığını ve müvekkiline hisse senedi teslimi yapılmadığını, davalıların şirket anasözleşmesini ihlal ettiklerini, şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu ve TTK hükümlerini ihlal ettiklerini,

müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını iddia ederek davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 65.000 DM alacağın karşılığı 63.476,88 TL’nin 6.500 TL’lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının davalı şirketlerde ortaklığının bulunmadığını, ayrıca TTK 405/2 nci maddesi gereği anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceklerini, ancak tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu, şirketlerin tasfiye halinde olmadığını ve ticari faaliyetine devam ettiğini, anonim şirketlerin sermayesi ile sorumlu şirketlerden olduğu için müvekkilleri ..., ..., ... ve ... hakkında ortaklık payının iadesi için dava açılmasının mümkün olmadığını savunarak davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunmaması, diğer davalıların anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olmaları ve şahsi sorumluluklarını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Mahkemece, dava, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebi olarak değerlendirilmiş ise de, davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle davacı ve davacı gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek,

yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadını istemiştir.

Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, sunulan belgenin dahi tercümesi yaptırılmaksızın, re’sen yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirket(ler)in ortağı olmadığı,

ortak olsa bile TTK’nun 405. maddesi uyarınca sermaye olarak verdiği paranın istirdadını talep edemeyeceği, gerçek kişi davalılar hakkında da şirket yöneticileri olmanın dışında bir sorumluluk nedenine dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın husumet cihetinden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Şu halde, mahkemece, davanın yukarıda belirtilen şekilde nitelendirilerek, tarafların bu yolda gösterdikleri delillerin tümüyle toplanması, bu meyanda davada delil olarak dayanılan yabancı dildeki tahsil belgesinin aslının veya onaylı örneğinin davacıdan istenerek tercüme ettirilmesi, gerekirse davadışı yabancı uyruklu şirket hakkında da dava açması için davacıya önel verilerek bu davanın sonucuna göre tahsil edilen bu para nedeniyle davacının yabancı uyruklu şirkete ortaklığının gerçekleşip gerçekleşmediği,

söz konusu ortaklığın gerçek hak sahipliği doğuran niteliği bulunup bulunmadığı değerlendirilip öncelikle davacı ile dava dışı yabancı şirket arasındaki hukuki ilişkinin netlikle belirlenmesi, bu yolda açılacak davanın davacının yabancı şirkete ortak olmadığı gibi bir sonuca ulaşması halinde, davacının parasının yabancı şirkete verilmesi olgusunda davalı şirket ve yöneticilerinin ne gibi bir rolü bulunduğunun,

ileri sürülen kanıtlar çerçevesinde ve gerektiği takdirde davalı şirket ve grup şirketlerinin kayıtları üzerinde aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi heyeti marifetiyle yaptırılacak kapsamlı bir inceleme suretiyle ele alınıp varsa sorumluluklarının saptanması,

bu suretle davacının, iradesinin ileri sürüldüğü gibi davalılarca fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddiasının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6382, K. 2011/267, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6382
Karar No
2011/267
Tarih
17 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6382 K.2010/7359
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/6419 K.2011/23
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6432 K.2011/402
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6437 K.2011/34
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6440 K.2010/7367
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6448 K.2010/7368

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.