KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6483 E., 2010/12862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2007/236 - 2009/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkiline 31.10.2005 tarihinde aidat ve gecikme faizinden oluşan toplam 2.565,75 TL borcu olduğunun ve bu miktarın 23.11.2005 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiğini, bu miktarın derhal ödendiğini ve davalı tarafından ihtirazi kayıt konmaksızın alındığını, yaklaşık bir yıl sonra davalının aynı konuda yeniden ihtar göndererek 5.955 TL gecikme faizi borcu bulunduğunu bildirdiğini, BK'nun 113 ve MK'nun 2. maddeleri gereği müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve kooperatif kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya gönderilen 31.10.2005 tarihli yazıda gecikme faizi ve aidat borcu ifadelerinin sehven yazıldığını, bu miktarın aidat borcu ve tapu masrafı olduğunu, kooperatifin çift imza ile yazışma yapması gerektiği halde tek imza ile bu yazının verildiğini, bu nedenle kooperatifi bağlamadığını, ihtirazi kayda gerek bulunmadığını, zira BK'nun 113/2. maddesinde belirtildiği gibi “evvelce işleyen faizleri talep hakkının halin icabından neş'et eylediğini”, 31.10.2006 tarihi itibariyle davacının 5.932,45 TL gecikme faizi borcunun bulunduğunu savunarak davanın reddine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı tarafından davacıya gönderilen 31.10.2005 tarihli yazıda miktar yönünden hataya düşüldüğü, bir yıllık hak düşürücü süre dolmadan 09.05.2006 tarihli yazıda bu hatanın düzeltilerek aidat ve gecikme faizinin belirtildiği, dava konusu alacağın 01.01.2003-31.10.2005 tarihlerini kapsadığı, BK'nun 113/2. maddesinin uygulanamayacağı zira alacaklının borcun ödenmesi anında ihtirazi kayıt ileri sürebilecek durumda olması gerektiği, banka veya havale gibi ödemelerde bu iradenin belirlenemeyeceği, bu nedenle davacının feri borç olan faiz borcundan kurtulmuş sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6483, K. 2010/12862, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama