KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6488 E., 2011/538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2009 tarih ve 2008/310-2009/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin ortaklıktan istifa ettiğini, ödemiş olduğu aidat tutarının 10.500,00 TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ortaklığın sona erdiği tarihten itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 27.05.2004 tarihinde istifa ederek ortaklıktan ayrıldığını, ödediği aidat tutarının 10.500,00 TL olduğunu ancak 19.295,00 TL gecikme faizi borcu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortaklığından 27.05.2004 tarihinde istifa ettiği, ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kurulun 27.02.2005 tarihinde yapıldığı, alacağın 27.03.2005 tarihinde muaccel olduğu, istifa eden ortağın gecikme faizinden sorumlu olmadığı ancak yönetim giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.222,47 TL' nin 27.03.2005 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili emyiz etmiştir.
Dava, çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf geç ödemeye dayalı olarak davacının da kooperatife 19.295,00 TL gecikme faizi borcu bulunduğunu savunmuştur. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereğince temerrüt faizi iade kapsamında olmadığından ortağın istifa tarihine kadar oluşan gecikme faizinden sorumluluğu devam eder. Bu itibarla mahkemece, eşitlik ilkesi gereğince diğer ortaklardan gecikme faizi alıp almadığı da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6488, K. 2011/538, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama