KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6545 E., 2010/12855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2007/131 - 2008/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin “Pınar Labne”, “Labne”, “Labnem”, “Labneh”, “Pınar Labane”, “Beyazım”, “Pınarım Beyaz” ibarelerini marka olarak tescil ettirerek peynir emtiasında kullandığını, Pınar markasının toplumda yüksek tanınmışlık düzeyine ulaştığını, markadaki “Labane” ve “Beyaz” ibarelerinin müvekkilinin kullanımıyla ayırt edicilik kazandığını ve müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yaralanmak isteyen davalıların “Beyaz” ve “Labane” sözcüklerini ürettikleri aynı ürünlerde kullandıklarını, aynı şekilde ürün ambalajında da, renk, dizayn,
ebat ve yazım yönünden iltibasa neden olacak benzerlik yaratıldığını, anılan eylemlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı GC Gıda San. Tic. A.Ş vekili, “Labane” ve “Beyaz” kelimelerinin peynirin türünü ifade ettiğini, beyaz kelimesinin ayrıca renk adı olduğunu,bu nedenle kimsenin tekelinde olamayacağını, ürünün cinsini belirten ibarelerin 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesine göre tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin anılan ibareleri ürünün türünü göstermek için tescilli markasıyla birlikte kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Süt Ürünleri San. Tic. A.Ş vekili, “Labane” ibaresinin peynirin türünü belirttiğinden markanın asıl unsuru olmadığını, cins belirten ibarenin kimsenin tekelide olamayacağını, anılan ibarenin müvekkilince, üretilen ürünün cinsini belirtmek üzere tescilli markasıyla birlikte kullanıldığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, “Labne” ibaresinin 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi gereğince, peynir emtiasının türü olması nedeniyle markada ana unsur olarak yer alamayacağı, davacı markasının ana unsurunun “Pınar” ibaresi olduğu, davalıların ürünlerinde peynirin türünü gösteren “Labne” ibaresini kullanmalarının davacının marka hakkının ihlali olmadığı, davalı G.C.
A.Ş. tarafından kullanılan “Beyaz” ibaresinin ise, peynir emtiası için tek başına ayırt edici özellik taşımadığı, anılan ibarenin peynirin niteleyicisi olmadığını gibi cinsini de belirtmediği, “Pınar Beyaz” ibaresinin davacı adına tescilli olduğu, davalının kullanımının 556 sayılı KHK’nin 12. maddesine uygun olmadığı, anılan ibarenin kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı GC. Gıda San.
A.Ş.’nin satışa sunduğu ürün ambalajında, basılı iş evrakı ve broşürlerinde “Beyaz” ibaresini kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturması nedeniyle haksız rekabet ve markaya tecavüzün önlenmesine, haksız rekabet sonucu oluşan durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı GC. Gıda San. Tic. A.Ş vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı GC Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve diğer fer’i istemlere ilişkindir. Mahkemece, “Labne” kelimesinin davacı markasının yardımcı unsuru olması, kelimenin tescil edildiği emtianın türünü belirtmesi nedeniyle davacının tekeline verilemeyeceği ve davalı GC Gıda San ve Tic. AŞ’nin “Labne” kelimesini ürün ambalajında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davacının bu yöndeki isteminin de reddine karar verilmiştir.
‘Labne’ ibaresinin davacının markasının yardımcı unsuru olması haksız rekabetin varlığını engellemez. Dairemizin 20.09.2001 tarih ve 2001/4623-2001/6954 Esas-Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, peynir emtiası için cins ve çeşit bildiren ‘Labne’ kelimesinin davacının tekeline verilmesi doğru değildir. Anılan sözcüğü haksız rekabet hükümlerine uymak koşulu ile bir başkası tarafından da markanın tali unsuru olarak kullanılması mümkündür. Davalı GC Gıda San. Tic.
A.Ş’nin davacıya ait ‘Pınar Labne’ ibaresindeki ‘Labne’ sözcüğünü ilk bakışta iltibasa meyden verecek ve davacının özgün yazım tarzına benzetir şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Esasen mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerin de, davalı GC Gıda AŞ’nin, tescilli markalarını küçük harflerle ve geri planda, ‘labne’ ibaresini ise daha büyük harflerle yazarak ve adeta ürün markası olarak ön plana çıkararak kelimeyi markanın ana unsuru olarak kullandığı ve davacını ‘Pınar Labne’ markası ile iltibas oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalı GC Gıda San ve Tic.
A.Ş’nin ‘Labne’ ibaresini, adına tescilli olan ‘Trakya Çiftliği’ markasıyla birlikte ancak öne plana çıkararak ve davacının markasıyla iltibas yaratacak şekilde kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yöne ilişkin istemin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6545, K. 2010/12855, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama