KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6567 E., 2010/12925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/524 - 2008/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yerine getirdiği taşımanın faturalarında yazılı bedeli davalının ödememesi üzerine başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin kanıtlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının takibe dayanak faturaların ait olduğu aylar ile ilgili takip bedeli kadar taşıma ve servis hizmeti vermediğine dair yemin ettiği, yeminin kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyeti kanıtlanmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili temsilcisi tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur.
Somut olayda, davalı şirket adına yemin eda eden İskender Işık’ın yemin tarihi itibariyle yetkisi sona erdiği gibi esasen şirketi tek başına temsil etmeye de yetkili değildir. Bu durum karşısında, davalı şirketin ticaret sicilinden hali hazır temsilcilerinin araştırılıp, temsil şeklinin belirlenip, buna göre usulüne uygun şekilde yemin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6567, K. 2010/12925, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama