KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/66 E., 2010/5775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2007/1181-2008/800 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müşterisi olduğu davalı bankada bulunan hesabından bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla toplam 3.000 YTL’nin başka bir şahsa ait hesaba havale edildiğini, davalının gerekli sorumluluğu göstermediğini ileri sürerek, 3.000 YTL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin doğru parola kullanılarak yapıldığını, şifrenin gizliliğinden müşterinin sorumlu olduğunu, müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının bilgisayarında kişisel güvenlik önlemlerini almadığı, bankadan ek güvenlik önlemi isteminde bulunmadığından %50, davalı bankanın da birden fazla güvenlik tedbiri almayarak sunucuya dışarıdan erişim sağlanmasına olanak verdiğinden %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 791 YTL tazminatın davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (3) bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2) Davacı yönünden temyiz yapılan incelemesine gelince, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava internet bankacılığından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olup, mahkemece taraflara %50 kusur izafe eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu karar gerekçesinde belirtilmesine rağmen, kısa kararda 791 YTL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm oluşturulmuş, keza asıl alacak bakımından gerekçeli kararda da bu miktara hükmolunarak, yargılama giderlerine ise davacı yönünden %50 kusura göre karar verilmiştir.
Bu suretle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu gibi kararla gerekçe arasında da çelişki meydana gelmiş ve bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Kabule göre de, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ücreti vekalete ve yargılama giderine reddedilen miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/66, K. 2010/5775, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama